Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/9172 E. , 2026/2663 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2082 E., 2022/1145 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üz
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/9172 E. , 2026/2663 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2082 E., 2022/1145 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü, I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve B sınıfı sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine hükmün kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 3 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve B sınıfı sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, bilinçli taksir suçunun unsurlarının oluşmadığı, kusur durumu yönünden eksik inceleme ile karar verildiği, dosyanın Adli Tıp Üst kuruluna tevdii edilerek rapor aldırılması gerektiği, olay yeri görgü tanıklarının anlatımlarının değerlendirme dışı bırakıldığı, ölenin kusur durumunun dikkate alınmadığı, sanık hakkında haksız ve yersiz surette teşdit uygulandığına ilişkin, Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık aleyhine verilen ceza miktarının eksik tayin edildiğine, sanığın kusurunun ağırlığı, olayın oluş biçimi, ölenin kusursuzluğu dikkate alındığında sanık hakkında cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak ve bilinçli taksir hükümleri dahilinde daha fazla arttırım yapılmak sureti ile ancak iyi hal indirimi uygulanmaksızın tayin edilmesi gerektiğine, emsal niteliğini haiz içtihatlara aykırı davranıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 17.08.2019 günü saat 07.43 sıralarında, sanık ... sevk ve idaresindeki 35... plaka sayılı otomobil ile, gündüz vakti, yerleşim yeri içerisinde, azami hız limitinin 50 km/s olan, bölünmüş 2 şeritli, yol platform genişliği 17 metre olan, asfalt kaplama, düz ve eğimsiz, açık havada, kuru zeminli ve görüşün açık olduğu dört yönlü kavşakta İnönü Caddesi üzerinden Konak istikametine seyir halinde kaza mahalli olan 40. Sokak kavşağına gelip bu sokağa girmek için sola manevra yaptığında aracının ön kısmıyla, bölünmüş yol kesiminde karşı istikametinden seyir halinde gelen sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki 35... plaka sayılı motosikletin sol yan kısmına çarpması neticesinde ...'nin ölümüyle sonuçlanan olayda, kaza tespit tutanağında, 35... plaka sayılı araç sürücüsü olarak sanık ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-c (sola dönülmez trafik işaret levhasına uymamak) maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiği, 35... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a (aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiği, kovuşturma aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 17.02.2021 tarihli raporunda; sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içesindeki ışık kontrollü kavşağa yaklaşırken yola gerekli yeterli dikkatini vermesi, kendi istikametine yönelik trafik işaret levhalarını gözlemlemesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kontrolsüz seyri neticesinde gayrinizami olarak sola dönülmesinin yasak olduğu ışık kontrollü kavşakta sola dönüş yaparak bölünmüş yolda karşı istikametinden seyirle gelen ve istikametine yanan yeşil ışıkla birlikte kavşağa giren ölen idaresindeki motosiklete idaresindeki araç ile çarpması şeklinde karıştığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu, ölen sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halindeyken olay mahalli trafik ışık kontrollü kavşağa gelip kendi istikametine yanmakta olan yeşil ışığa istinaden seyrine devam ettiği sırada, yolun karşı yön bölümünden mevcut dönüş yasağına rağmen manevraya geçen otomobil nedeniyle kazaya karıştığı olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığının mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, sanık ...'ın ...'nin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun kabulü ile 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge adliye mahkemesince İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yapılan yargılama sonucunda "1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini isabetli ise de, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi ve 3 aydan 3 yıla kadar sürücü belgesinin geri alınmasını öngören TCK'nın 53/6.maddesinin uygulanmasında sanığın sürücü belgesinin geri alınma süresinin alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan belirlenmesi, 2-Kazanın, sanığın sola dönüş yasağı levhasına rağmen sola dönüşüyle, kavşağa giriş yapan müteveffanın idaresindeki motosiklet ile çarpışmaları sonucu meydana geldiği gözetildiğinde; bilinçli taksir koşulları oluştuğu halde TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna, adalete ve hakkaniyete aykırı bulunmuştur." gerekçesi ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 3 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve B sınıfı sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde karar verildi.