İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/1711 Karar: 2023/4503 Tarih: 2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/1711 K.2023/4503

12. Ceza Dairesi 2023/1711 E. , 2023/4503 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/718 E., 2016/394 K. SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/1711 E. , 2023/4503 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/718 E., 2016/394 K. SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/1711 E. , 2023/4503 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/718 E., 2016/394 K. SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/718 Esas, 2016/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.03.2021 tarihli ve 18-2016/293102 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılanın Mersin ilinde bulunan Mersin Büyükşehir Spor Klübüne ait klüp binasında bulunduğu esnada sanığın gelerek "sen benim ailemi taciz mi ediyorsun,yeğenimin bonservisini ver sana iki saat müddet veriyorum, yoksa sonucuna katlanırsın" şeklinde tehdit ettiği, bu konu ile ilgili olarak tefrik kararı verilerek dosyanın 2015/7961 sırasına kaydının yapıldığı ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmek üzere yetkisizlik kararı verildiği, aynı gün katılanın Tarsus ilçesine aracı ile yanında tanıkların bulunduğu halde geldiği sırada sanığın kendisine ait aracı ile katılanı ısrarlı bir şekilde takip ettiği, ardından katılanın aracı ile Tarsus ilçesinde durunca sanığın de olay yerinden aracı ile uzaklaştığını belirttiği, bu durumun tanık ifadeleri ile sabit olmakla beraber sanığın ifadesi ile de doğrulandığı, kişinin huzur ve sukununu bozma suçunu işlediği iddiası ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Mahkemece; sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmediği, katılanın bilgisi dahilinde bir kereye mahsus olarak katılanın aracı ile ard arda Mersin'den Tarsus ilçesine geldiğini beyan ettiği, katılanın ve dinlenen tanık beyanlarında da aynı şekilde sanığın birkez kendilerini takip ettiğinin belirtildiği, yine tanık Murat'ın beyanının da sanığın savunmasını destekler nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanığın nedeni tespit edilemeyen şekilde bir defaya mahsus ve kısa süreli olarak katılanın aracı ile takip etmesi şeklinde tarif edilen eylemini, sırf katılana rahatsızlık vermek, huzur ve sükununu bozmak kastı ile gerçekleştirdiğine ilişkin dosya kapsamında bir tespit yapılamadığı, yine bir defaya mahsus gerçekleşen eylem nedeni ile suçun unsuru olan ısrar öğesinin gerçekleşmeyeceği değerlendirilmekle, sanığın katılana yönelik üzerine atılı suçu işlediğine dair sanığın savunmasının aksini ispatlar nitelikte, cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine verilmiştir. 3. Sanık aşamalardaki beyanlarında, "Ben bu konu ile ilgili olarak soruşturma aşamasında vermiş olduğum ifademi tekrar ederim, orada ayrıntılı olarak anlattığım üzere yeğenimin okul meselesi yüzünden müşteki ile aramızda anlaşmazlık oldu, kendisi bizden rüşvet istedi, bende bunu kabul ettim, rüşvet vermek için Mersin'den tarsus'a geldim, hatta müşteki ile arka arkaya geldik, daha sonra yanında bulunan 2 kişi ile birlikte beni darp ettiler, benden zorla para almaya kalktılar ve arabama saldırarak zarar verdiler, olay sırasında ben arabamdan hiç inmedim, ben kesinlikle rahatsız etmek amacıyla kendisini ısrarlı bir şekilde takip etmiş değilim, kendisi ile anlaşmamız üzere arka arkaya Tarsusa geldim, ayrıca ... isimli şahıs müştekinin arkadaşıdır, olayın şahididir, soruşturma aşamasında alınan ifadesini dosyaya sunuyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. 4. Katılan aşamalardaki beyanlarında,"Ben bu konu ile ilgili olarak soruşturma aşamasında vermiş olduğum ifademi tekrar ederim, ben Mersin Belediyesinin spor kulübünün yöneticisiyim, sanığın savunmalarını kesinlikle kabul etmiyorum, ben kendisiyle hiç para mevzusu konuşmadım, konuşsam dahi lisanslı sporcunun başka bir kulübe transfer ücretidir, yasaldır, 10 Nisan'da sanık kapımı tekmeleyerek içeriye girdi, beni tehdit etti, yine olay günü de yanımda 3 arkadaşımla Mersin'den tarsus'a geliyorduk, arkadaşlardan birisi bir aracın sürekli olarak bizi takip ettiğini söyledi, biz arabayı durdurduk, araçtan indik, sanık bizi görünce hızla olay yerinden uzaklaştı, diğer 2 arkadaş araçla sanığı ışıklara kadar takip etti, kesin olarak araçtaki şahıs huzurda bulunan sanıktı, hepimizi gördük, olay nedeniyle sanıktan şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur. 5.Tanık Mehmet Ali Gürbüz Beyanında: "Ben Mersin Büyükşehir Belediyesi Spor kulübünde görev yaparım, olay tarihinde yanımda ... ve şoför arkadaşla birlikte Mersin ilinden Tarsus'a geliyorduk, şoför arkadaş 33 BVZ 23 plakalı aracın bizi takip ettiğini söyledi, bunun üzerine Mithatpaşa hemzemin geçidinden sağa doğru döndükten sonra aracı durdurduk, aşağıya indik, sanık önce aracı üzerimize doğru sürdü, sonra hızla geriye dönüp hızla gitti" şeklinde beyanda bulunmuştur. Lüzumuna binaen sanığın savunması hatırlatılarak tanıktan sorulduğunda: "benim rüşvet anlaşmasına ilişkin herhangi bilgim yoktur, kesinlikle tarsus'a rüşvet almak amacıyla önlü arkalı gelmiş değiliz, kendisinin bizi takip ettiğini de Tarsus'a girdikten sonra fark ettik, sanık kendisini suçtan kurtulmak amacıyla böyle beyanda bulunmaktadır, dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur. 6. Tanık ... Beyanında: "Ben spor kulübü başkanı olarak Mersin belediyesinde görev yapan müştekinin şoförü olarak görev yaparım, 10/04/2015 tarihinde müşteki Hikmet, Mehmet Ali ve Recep yanımızda olduğu halde mesai çıkışı Mersin'den çıkarak tarsus'a geldik, ben Mersin'de sanığın aracıyla bizi takip ettiğini fark ettim, ancak kimseye birşey söylemedim, ancak Tarsus'a girdikten sonra hala sanığın bizi takip etmekte olduğunu gördüm, başkanım Himet'e söyledim, daha sonra biz aracı durdurup araçtan indik sanık hızla uzaklaştı, uzaklaşırkende üzerime doğru aracı sürdü, olayla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. 7. Dinlenen tanık beyanlarına karşı sanıktan sorulduğunda: "Tanıkların beyanlarını kabul etmiyorum, ayrıca müşteki vekili bana iftira etmektedir, tanık Mehmet Ali'den benim arabama vururlarken hangisinin eli kırılmış, kaç rapor kullanmış, bu hususların sorulmasını istiyorum, yine kendilerinin işyerinden Tarsus'a kadar biz arkalı önlü geldik, kamera kayıtları incelenirse bu hususta görülecektir" şeklinde beyanda bulunmuştur. 8. Tanık ... Beyanında: "Ben bu konu ile ilgili olarak soruşturma aşamasında vermiş olduğum ifademi tekrar ederim, olay tarihinde müştekinin bulunduğu ... içerisinde ben de vardım, Mersin'den çıktıktan kısa bir süre sonra arabayı kullanan şoför arkadaş takip edildiğimizi söyledi. Biz önce yanılmış olacağını düşünerek çok fazla ciddiye almadık fakat kısa bir süre sonra sanığın bizi takip ettiğini anladık biz durunca kendisi de duruyordu. Hareket edince yeniden hareket ediyordu. Yaklaşık yarım saat boyunca bu şekilde bizi takip etti. Sanığın başka herhangi bir eylemi olmadı. Tarsus ta mahalleye girince sanık yakındaki bir sokaktan dönerek kaçmaya başladı. Biz bir kaç kez yanında durup camdan kendisine seslendik fakat camı açmadı. Daha sonra da olay yerinden uzaklaştı" şeklinde beyanda bulunmuştur. Lüzumuna binaen sanığın savunması okunmak sureti ile tanıktan sorulduğunda: "sanığın savunması doğru değildir, kesinlikle müşteki ile aralarında herhangi bir rüşvet anlaşması olduğu ve bizim kendisinin bizi takip etmesinden haberdar olduğumuz iddiaları doğru değildir" şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanığın beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/718 Esas, 2016/394 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla