Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/2392 E. , 2024/71 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine ku
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/2392 E. , 2024/71 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/493 Esas, 2015/1041 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 2 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. 2.Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/493 Esas, 2015/1041 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 29.09.2021 tarihli, 2019/12482 Esas, 2021/6335 Karar sayılı kararı ile; "1-Olay günü saat 02:00 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahalde, gece vakti, bölünmüş iki şeritli asfalt kaplama yolda doğru seyri sırasında, olay mahalli dört yönlü kavşağa geldiğinde fasılalı kırmızı ışığı dikkate almadan kontrolsüzce kavşağa girdiği esnada, aracının ön tamponu ile kendisine sarı fasılalı ışığın yanması sırasında kavşağa giren sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu, sürücü ...'in aracında yolcu olarak bulunan katılanlar Sertan Özdemir ... ve ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmalarına neden olduğu, kazanın meydana gelmesinde sanığın tamamen kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda sanık tamamen kusurlu olmakla birlikte yaralanan kişi sayısı, yaralanmaların niteliği, maddede öngörülen cezanın alt sınırı nazara alınmak suretiyle, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, 2-Hakkında tayin edilen hapis cezası ertelenen sanığın, TCK’nın 51/8. maddesi uyarınca denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususunun kararda gösterilmemesi ile sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği ihtarı yapılırken dayanak kanun maddesi olan TCK'nın 51/7. maddesinin belirtilmemesi" nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir. 3.Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/2641 Esas, 2022/1301 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 50 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkraları gereğince 10.900,00 TL adli cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.03.2023 tarihli ve 2023/2238 sayılı, "Düzeltilerek Onama" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği; kusur tespitine, eksik incelemeye, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, takdiri indirim uygulanmamasına, sanık lehine hükümlerin uygulanmamasına, katılanların araçlarının daha hızlı olduğuna, tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B.Katılan Vekilinin Temyiz İsteği; suçun olası kast ile işlendiğine, Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde ise bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın tam kusurlu olduğuna, sanığın üst sınır olan 3 yıl üzerinden cezalandırılması gerektiğine, sanık hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin de yerinde olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.Olay günü saat 02:00 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahalde, gece vakti, bölünmüş iki şeritli asfalt kaplama yolda doğru seyri sırasında, olay mahalli dört yönlü kavşağa geldiğinde fasılalı kırmızı ışığı dikkate almadan kontrolsüzce kavşağa girdiği esnada, aracının ön tamponu ile kendisine sarı fasılalı ışığın yanması sırasında kavşağa giren sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu, sürücü ...'in aracında yolcu olarak bulunan katılanlar Sertan Özdemir ... ve ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmalarına neden olduğu anlaşılmıştır. 2.Kaza tespit tutanağında ve yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 05.11.2015 tarihli trafik bilirkişi raporunda da; "...Bu kazanın oluşumunda 26 PZ 064 plakalı ... sürücüsü ... kendisine kırmızı fasılalı ışık yandığı halde kontrolsüz bir şekilde kavşağa girdiği ve oluşmasına sebebiyet verdiği ve buna göre 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun sürücü asli kusurlardan 84.maddesinin h bendinde belirtilen (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama,) kuralını ihlal ettiği ve yine aynı kanunun 57.maddesinin a bendinde belirtilen (Kavşağa yaklaşanı sürücüler, kavşaktaki ilk geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.) kuralını ihlal ettiğinden 1.(Birinci) Derecede Asli ve Tam Kusurlu Olduğu; 26 RD 004 plakalı sürücüsü Yasin Gencer'in ise kazamırı oluşumunda kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır..." şeklinde görüş belirtilmiştir. 3.Kaza yeri krokisi, kaza tespit tutanağı, genel adli muayene raporları, sanığın alkolsüz olduğuna ilişkin laboratuvar sonucu, CD izleme ve inceleme tutanağı, CD çözümüne ilişkin 27.02.2015 tarihli bilirkişi raporu, olayın tanıkları E.Ö., Y.G.'nin anlatımları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 4.Katılanlar ... ve ...'un her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve Mahkemece 15/10/2015 tarihinde katılma kararı verildiği, katılan ... hakkında ise 11/11/2015 tarihli talimat duruşmasında katılma talebinde bulunmasına rağmen Mahkemece bu konuda bir karar verilmediği, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın da gerçekleşmediği, duruşmada alınan beyanlarında, Katılan ...'in ; "Ben olay tarihinde Yasemin Gencer'in kullandığı araçta yolcu olarak bulunuyordum. olay günü vatan caddesinde seyir halinde iken bir kavşağa 4 yol ağzına geldik. yol bizimdi. bir anda sağ taraftan gelen ... bizim bulunduğumuz araca çarptı. araçta bulunan ben ve diğer müştekiler yaralandık. Bulunduğumuz aracın sürati yaklaşık 30 km saat gibi idi. fakat diğer sanık aracı ile çok hızlı geldi. çarpmayı engelleyemedik. hatta çarpamının fiziki etkisi ile duramayıp sonra bariyerlere çarptık. sanıktan şikayetçiyim. davaya katılmak istiyorum. zarar gördüm. sanıkla uzlaşmak istemiyorum. yaralanmam sebebi ile boyun fıtığı oldum. ameliyat olmam gerekiyor fakat tedavi gedire ne kadar bilmiyorum. onun dışında maddi bir zararım bu aşamada yoktur" dediği, Katılan ...'in, "eşim olan diğer müşteki Servet'in dediği şekilde olaylar gelişti, ancak sanığın kullandığı aracın hızının daha fazla olduğunu düşünüyorum, çünkü çarpma neticesinde kafamda doktorun söylediğine göre 8-9 darbe vardı, sonucunda beyin travması geçirdim, araba pert oldu, pek çok tahlil ve 6 kez tomografi çekildim, 3 gün hastanede beni yatırdılar, eşimle birlikte birer hafta iş göremezlik raporu almak zorunda kaldık, sanıktan şikayetçiyim, cezalandırılmasını talep ederim, davaya katılma talebim vardır" dediği, Katılan ...'un, "Bu konuyla alakalı daha önce verdiğim ifademi tekrar ederim.olay gününde Yasin'in şoförlüğünde ... ile seyir halindeyken içinde bulunduğumz araca sağ taraftan gelen ... çarptı. Çarpmanın etkisiyle içinde bulunduğumuz ... refüjlere sürüklendi. Bu kaza neticesinde bir gün müşahade altında kaldım. Kazanın yaşandığı anda telefonuma bakıyordum. Bu nedenle kazanın tam olarak nasıl gerçekleştiğini görmedim.Yaşanan kaza nedeniyle kusurlu olan sanıktan şikayetçiyim. Cezalandırılmasını talep ediyorum ayrıca şahısların alkollü olma ihtimali de vardır bu hususunda değerlendirilmesini talep ediyorum. Şikayetçiyim davaya katılma talebim vardır" dediği anlaşılmaktadır. 5. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, duruşmada alınan savunmasında; "Ben olay günü 26 FZ 067 plakalı otomobille Eskişehir Vatan caddesi üzerinden alanönü caddesi istikametine doğru ilerliyordum. kavşağa yaklaştığım sırada kontrollü geçiş için yavaşladım. etrafımı kontrol ettim. engel olmadığını görünce karşıya geçmek için aracıma gaz verdim. karşı taraftan gelen bir ... oldukça hızlı olduğu için bir anda önümde bitti. çarpmayı engelleyemedim. kusurum yoktur. kanısındayım" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 6.Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. 7.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada sanığın savunmasının alındığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1.Kusura, Eksik İncelemeye ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden, Olay günü saat 02:00 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahalde, gece vakti, bölünmüş iki şeritli asfalt kaplama yolda doğru seyri sırasında, olay mahalli dört yönlü kavşağa geldiğinde fasılalı kırmızı ışığı dikkate almadan kontrolsüzce kavşağa girdiği esnada, aracının ön tamponu ile kendisine sarı fasılalı ışığın yanması sırasında kavşağa giren sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu, sürücü ...'in aracında yolcu olarak bulunan katılanlar Sertan Özdemir ... ve ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmalarına neden olduğu olayda; oluş, dosya kapsamı, sanığın savunması, katılanların ifadeleri, tanık anlatımları, adli muayene raporları ile Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, ayrıca Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla; hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2.Lehe Hükümler Yönünden, Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, bu kapsamda; Yerel Mahkemece 5237 sayılı Kanu'nun 51 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi ile ilgili olarak "Müşteki tarafın zararının giderilmediği anlaşılmakla sanık hakkında CMK 231/5-6 ve TCK 51 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına" şeklinde erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiği, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun mahkeme hakiminin takdirinde olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1.Temel Cezanın Belirlenmesine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkralarında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerekir. Öte yandan, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçimindeki düzenleme uyarınca işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbirleri arasında orantı bulunması, böylece suç işlenmesiyle bozulan toplum düzeninde adaletin sağlanması için suç işleyen kimseye uygulanacak yaptırımın haklı ve ölçülü olması gerektiği de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; tamamen kusurlu olarak üç kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmalarına neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca temel cezanın 1 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesinin, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin temel ceza miktarına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2.Paraya Çevirme Hükümlerinin Uygulanması Yönünden, 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesinin birinci fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adlî para cezası seçenek yaptırımına ya da diğer seçenek tedbirlere çevrilebileceği düzenlenmiş, aynı maddenin dördüncü fıkrasında yer alan "Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile de taksirli suçlarda diğer koşulların da varlığı hâlinde hapis cezasının uzun süreli de olsa adli para cezasına çevrilebileceği kabul edilmiştir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2020 tarihli ve 2017/12-710 Esas, 2020/493 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesi, cezanın doğrudan doğruya sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören kişiselleştirme kurumudur. Kanun koyucu, cezaların kişiselleştirilmesi kapsamında hâkime 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinde yer alan şartlar çerçevesinde hükmolunan hapis cezasının adlî para cezası seçenek yaptırımına ya da diğer seçenek tedbirlere çevrilip çevrilmeyeceğini belirleme yetki ve görevini yüklemiştir. Hâkimin, hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasındaki adli para cezası seçenek yaptırımına ya da seçenek tedbirlerden birisine çevrilmesi ya da çevrilmemesi konusundaki dayandığı gerekçenin dosya içeriğine uygun, kanunî ve yeterli olması gerekir. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının, "Sanığın ekonomik ve sosyal durumuna göre" biçimindeki 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kıstasları kapsayacak biçimde kanunî, yeterli ve dosya kapsamıyla da uyumlu gerekçelerle paraya çevrildiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin buna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 3. Suç Vasfına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden, Gerek öğreti gerek yerleşmiş yargısal kararlarda yer alan kabullere göre gerçekleşmesi muhakkak görünen neticenin sanık tarafından bilinmesi ve istenmesi hâlinde doğrudan kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği durumda bilinçli taksir, öngörülebilir neticenin özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle öngörülmediği hâllerde ise basit taksir söz konusu olacaktır. Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde; sanığın, aşırı yorgun, uykusuz veya güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olduğuna, yasal hız sınırının çok üzerinde bir süratle seyrettiğine ya da kusur durumu ile ilgili raporlarda belirtilen dışında bir kural ihlâli yaptığına ilişkin herhangi bir tespit olmadığı gibi neticeyi öngördüğüne ve meydana gelen sonucu kayıtsız kalarak kabullendiğine dair de dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmaması karşısında, bilinçli taksirin ve olası kastın uygulanma koşullarının oluşmadığı, sanığın eylemini basit taksirle gerçekleştirdiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin suç vasfına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır. C.Sanık hakkında hükmolunan uzun süreli hapis cezasının gün para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi ve esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması hususunun usul ve yasaya aykırı olduğu görülmüştür. D.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (C) bendi dışında bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenle, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/2641 Esas, 2022/1301 Karar sayılı hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (4) numaralı paragrafının hükümden çıkarılması yerine, "Sanığın ekonomik ve sosyal durumu nazara alınarak 1 yıl 6 ay hapis cezasının TCK 50/4-1.a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 545 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince bir günlüğü taktiren 20,00 TL üzerinden paraya çevrilerek sanığın 10.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına " ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.