İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/3518 Karar: 2024/3199 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/3518 K.2024/3199

12. Ceza Dairesi 2023/3518 E. , 2024/3199 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/2 E., 2016/132 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine ya

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/3518 E. , 2024/3199 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/2 E., 2016/132 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine ya

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/3518 E. , 2024/3199 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/2 E., 2016/132 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 50/4, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; Cezanın alt sınırdan tayin edilmesi ve bu cezanın para cezasına çevrilmesi, takdiri indirim uygulanmasından ötürü bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Seçenek yaptırımların uygulanmaması, sanığın olayda kastının bulunmaması ve suç unsurlarının gerçekleşmemesi, illiyet bağının yeterli kurulmamış olması yönünden hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Mağdur ...'nin 10.6.2013 tarihinde ikametinde bulunduğu sırada rahatsızlanması üzerine oğlu tarafından Hasankeyf Sağlık Ocağına götürüldüğü, burada yapılan tedavinin ardından sanığın biyolog olarak çalıştığı ... Özel... Hastanesine 112 ile sevk edildiği, hastanede yapılan muayene ve tetkikler sonucunda hastaya 2 ünite kan verilmesine karar verildiği ancak kan grubunun belirlenmesi sırasında kan grubunun B Rh(+) olmasına rağmen şahsın kan grubunun yanlış belirlenmesi nedeniyle şahsa 2 ünite AB Rh(+) kan verildiği, bunun üzerine hastanın durumunun daha da kötüye gitmesi üzerine Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiği, burada kan grubunun B Rh (+) olduğunun ve yanlış kan verildiğinin tespit edildiği, hastaya yanlış kan verilmiş olması nedeniyle kurtarılamayarak hayatını kaybettiği ve kan grubunu yanlış belirleyen sanığın olayda kusurlu olduğunun İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 10.12.2014 tarihli raporu ile tespit edildiği, sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği ve sanık müdafiinin kan grubunun yeniden belirlenmesi konusundaki talebi doğrultusunda ölenden alınan kanların ... Bölge Devlet Hastanesine gönderildiği ancak kanların özelliklerini kaybetmiş olmaları nedeniyle kan grubunun belirlenemediği, ölene ait kanların sanık müdafiinin talebi doğrultusunda İstanbul ATK'ya gönderilerek kan grubunun yeniden belirlenmesinin istenildiği ancak İstanbul ATK tarafından da bu yönde bir çalışma yapılmadığı gerekçesiyle talebin reddedildiği, tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde sanığın hastanın kan grubunun yanlış belirlenmesinde ve yanlış tedavi uygulanmasına sebebiyet vermesinde kusurlu olduğu ve üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 10.06.2013 olan suç tarihinin 01.06.2013 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. 15/03/1942 doğumlu ...'nin 10.06.2013 tarihinde göğüs ağrısı, sırt ağrısı, nefes darlığı şikayetleriyle 112 aracılığı ile sanığın biyolog olarak çalıştığı özel hastanenin acil servisine getirildiği, kardiyoloji uzmanı tarafından konsülte edilerek koroner yoğun bakım ünitesine yatırıldığı, yapılan muayene ve tetkikler sonucu hastaya 2 ünite kan verilmesine karar verildiği, hastanın kan grubunun sanık tarafından AB Rh (+) olarak belirlenmesi üzerine hastaya 11.06.2013 günü 2 ünite AB Rh (+) kan verildiği, dahiliye konsültasyonunda hastada hemolitik anemi düşünülerek hematoloji biriminin olduğu merkeze sevkine karar verilmesi üzerine getirildiği üniversite hastanesinde, öncesinde AB RH(+) kan transfüzyonu yapılan hastanın kan grubunun B Rh+ olarak tespit edildiği, takip eden tedavisi devam eden solunum sıkıntısı artan hastaya entübasyon planlandığı fakat entübasyon öncesi kardiak arrest gelişen hastanın 12.06.2013 tarihinde öldüğü, Adli Tıp 1. İhtisas Kurul raporunda kişinin ölümünün yanlış kan transfüzyonuna hemolitik anemi, akut tübüler nekroz ve komplikasyonlarından meydana geldiğinin tespit edildiği, Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu raporuna göre kişinin ölümünün yanlış kan transfüzyonuna hemolitik anemi, akut tubüler nekroz ve komplikasyonlarından meydana gelmiş olduğu, hastanın şikayetleri üzerine Özel ...... Hastanesine yatırılarak tedavisinin düzenlenmesi uygun olup akut koroner sendrom tanısı konulan hastada anemi saptanınca kan transfüzyonu kararı verilmesi de uygun olduğu, ancak transfüzyon sonrası hastanın karaciğer fonksiyon testleri, LDH sında yükselme saptanması, sevk edildiği hastanede coombs testi (+) olması, yapılan incelemelerde hastanın kan grubunun AB Rh(+) değil B Rh(+) olması birlikte değerlendirildiğinde; hastada uygun olmayan kan transfüzyonu yapıldığı anlaşıldığı, bu nedenle Özel ... Hastanesinde hastanın kan grubu tayinini AB Rh(+) olarak saptayan ve onay veren ...’ın uygulamasının tıbben hatalı olduğu, kusuru bulunduğunun tespit edildiğinin oy birliğiyle mütalaa edildiği olayda, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında uygulanan takdiri indirim maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının takdiri indirim maddesinin uygulandığı bölüme "TCK'nın 62/1" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün,oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla