Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/4063 E. , 2023/5600 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/957 E., 2023/52 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması A.
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/4063 E. , 2023/5600 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/957 E., 2023/52 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması A. Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan ...'in 24.01.2023 havale tarihli dilekçesi ile temyiz aşamasında zararlarının giderildiği ve sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının hükümsüz kaldığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Aliağa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2022 tarihli ve 2021/516 Esas, 2022/37 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2022/957 Esas, 2023/52 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucu, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.04.2023 havale tarihli ve 2023/28595 sayılı, "Temyiz Taleplerinin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz isteği; olayın asıl faili olan Mehmet Fatih hakkında kendisinden şikayetçi olunmadığı için tanık pozisyonuna geçtiğine ve asli fail/yalancı tanığın ifadesine itibar edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verildiğine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığına, herhangi bir sabıkası olmayan, daha önce en küçük bir olaya karışmamış olan, sorumlu olmadığı halde yine da müştekinin hastaneye götürülmesini ve tedavisini sağlayansanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B.Katılan vekilinin temyiz isteği; olaya dair bir pişmanlık sergilemeyip aksine maddi kaygılarla katılanın yaşadığı yaralanmanın ve kalıcı etkilerini dikkate almaksızın hala katılanı suçlayıcı şekilde beyanda bulunduğuna, katılanın iş yerinde ve yaptığı iş sırasında işverence kendisine iş güvenliği eğitimi verilmemesi ve kişisel koruyucu ekipmanlarının bulunmaması sebebiyle yaşadığı kazadan dolayı duyu ve organlarından birinin işlevini yitirmesine sebebiyet verildiğine, herhangi bir pişmanlığı olmaması sebebiyle sanık hakkında takdiri indirim verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; Aliağa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2022 tarihli ve 2021/516 Esas, 2022/37 Karar sayılı kararı ile; "...İddia, sanık savunması, katılan beyanları, tanık beyanları ,tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Her ne kadar sanık hakkında katılana yönelik "Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de; dosya incelendiğinde katılanın 14.09.2019 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen olay hakkında vermiş olduğu 19.12.2019 tarihli ifadesinde " sigorta primini ödemeyen fabrika yetkililerinden ve iş kazası geçirerek yaralanmama neden olan ...'dan" şikayetçiyim şeklinde beyanda bulunduğu, sonrasında talimat mahkemesince alınan 21.06.2021 tarihli ifadesinde sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği, sanığın işlediği iddia olunan "Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" suçunun şikayete tabi olduğu, katılanan 19.12.2019 tarihli ifadesinde alınan beyanında geçen sigorta primini ödemeyen fabrika yetkililerinden şeklindeki beyanının alacak meselesi olması nedeniyle hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, ve her ne kadar katılan 21.06.2021 tarihli ifadesinde şikayetçi olduğunu beyan etmişse de 6 aylık şikayet süresinin geçirildiği anlaşılmakla katılanın şikayet süresi geçtikten sonra şikayette bulunması nedeniyle soruşturma ve kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden sanık hakkında"Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" suçundan dolayı açılan kamu davasının düşürülmesine..." gerekçeleri ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2022/957 Esas, 2023/52 Karar sayılı kararı ile; "...İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada; katılanın 14/09/2019 tarihinde gerçekleşen olaya ilişkin Jandarmada vermiş olduğu aynı tarihli tarihli ifadesinde "sigorta primini ödemeyen fabrika yetkililerinden ve iş kazası geçirerek yaralanmama neden olan ...'dan şikayetçiyim" şeklindeki beyanının sanık yönünden hukuki ihtilaf kabul edilerek, sanık hakkında şikayetçi olduğunu ifade eden ve talimat yoluyla alınan 21/06/2021 beyanında 6 aylık yasal şikayet süresinin geçtiği, soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de, Katılanın 19/12/2019 tarihli kolluk ifadesinde; hastane masraflarının karşılanacağı vaadi nedeniyle şirket yetkililerinin isteği üzerine başlangıçta zeytinlikte çalışırken yaralandığını söylediğini, ancak tedavisinin bitimini müteakiben tekrar başladığı işten çıkarıldığını, sigorta primlerinin yatmadığını, tedavi masraflarının sigortalı olan eşi üzerinden karşılandığını, bu nedenle sigortasız çalıştırarak mağduriyetine sebebiyet veren şirket yetkililerinden de şikayetçi olduğunu beyan ettiği, Diğer taraftan; Dairemizce görüşüne başvurulan A sınıfı iş güvenliği uzmanı Sinan Çörekli'nin düzenlediği 04/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda; işveren olan sanık tarafından iş güvenliğine uygun çalışma koşullarının sağlanması, gözetim ve denetim görevini ihmal etmemesi gerektiği halde sanığın bu gerekleri yerine getirmediği için asli, katılanın yaşı ve mesleki tecrübesi nazara alındığında koruyucu ekipman kullanmadın spiral taşlama yapıla tehlikeli bölgede bulunarak iş güvenliği kurallarına aykırı davranması nedeniyle tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, raporun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, Katılanın kazadan sonra sağ gözünün çok az gördüğünü beyan etmesi üzerine Dairemizin talebiyle katılanın Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nda muayenesi neticesinde Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 19.12.2022 tarihli ve 2022/17094 sayılı raporda; sağ gözünden operasyon geçiren katılandaki yaralanmanın kişinin duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu kanaatinin bildirildiği, Bu nedenlerle; katılanın, şirket yetkilisi olduğu soruşturma aşamasında tespit edilen sanık hakkında şikayetçi olduğunun tereddüte yer vermeyecek biçimde açık olduğu halde, atılı suçtan mahkûmiyeti yerine kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi yasaya aykırı bulunmuştur. Dairemizce, duruşma açılarak yeniden yapılan açık yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçe ve ölçütlere göre, sanığın sübuta erdiği kabul edilen atılı suçtan dolayı mahkumiyetine karar vermek gerekmiş..." gerekçeleri ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucu, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; Katılan ...'in 24.01.2023 havale tarihli dilekçesi ile temyiz aşamasında zararlarının giderildiği ve sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının hükümsüz kaldığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Sanığa atılı taksirle yaralama suçunun, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde hükme bağlanmış olup, aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince birinci fıkrası kapsamı dışında bulunan bilinçli taksir hali hariç şikayete tabi olduğu, bilinçli taksir hali bulunmayan müsnet olayda katılanın hükümden sonra temyiz aşamasında ekine kimlik kartı fotokopisinin eklendiği kimlik tespiti içeren 24.01.2023 havale tarihli dilekçe ile sanık tarafından zararlarının giderildiği ve sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirmiş olduğu, dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar vermek gerekmiştir. V. KARAR A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden; Katılan ...'in 24.01.2023 havale tarihli dilekçesi ile temyiz aşamasında zararlarının giderildiği ve sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğinden, 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının hükümsüz kaldığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri yönünden; Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2022/957 Esas, 2023/52 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun‘un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aliağa 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.