Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/4216 E. , 2024/4431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/275 E., 2022/312 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapı
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/4216 E. , 2024/4431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/275 E., 2022/312 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50, 52/4, 53/6 maddeleri uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii, katılanlar vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2020/4337 Esas, 2022/5034 Karar sayılı ilâmıyla, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, olayda bilinçli taksir koşulları oluştuğundan uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinden, sanığın gözaltında geçen süresinin mahsubuna karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6, 63 maddeleri gereğince 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteği, sanığın asli kusurlu olduğuna, dosyada mevcut raporun hükme esas almaya elverişli olmadığından yeni bir rapor alınması gerektiğine, olası kast hükümlerinin oluştuğuna, hükmedilen ceza miktarının orantılılık ilkesine aykırı şekilde az olduğuna, sanık müdafiinin temyiz isteği, cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek bir sebebin olmamasına karşın uzaklaşılarak verilen miktarın orantılılık ilkesine aykırı olduğuna, sanığın alkollü olması ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığından bilinçli taksir hükümlerine yer verilmemesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'ın 216 promil alkollü şekilde, idaresindeki otomobille, gece vakti, yerleşim yerinde, iki yönlü asfalt kaplama sokakta seyrederken, olay mahalline geldiğinde, mevcut hızıyla, dikkatsizce dört yönlü kontrolsüz kavşağa giriş yaptığı esnada, aracının sağ ön köşe kısmına, karşı yönden gelen 1998 doğumlu, ehliyetsiz sürücü ...'in idaresindeki tescilsiz motosikletin çarpmasıyla, bir kişinin ölümüne, bir kişinin ise vücudunda 5. dereceden kemik kırığı oluşacak ve vücudundaki organlardan birinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, mahkemece sanığın tali kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.