Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/800 E. , 2026/1239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/125 E., 2016/262 K. SUÇLAR : Cinsel taciz, şantaj, hakaret, müstehcen görüntülerin üretiminde çocukları kullanma, çocuğun yer aldığı müstehcen görüntüleri bulundurma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sa
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/800 E. , 2026/1239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/125 E., 2016/262 K. SUÇLAR : Cinsel taciz, şantaj, hakaret, müstehcen görüntülerin üretiminde çocukları kullanma, çocuğun yer aldığı müstehcen görüntüleri bulundurma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 105/1, 105/2-d ve 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, şantaj suçundan 5237 sayılı Kanunun 107/2, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanunun 125/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Kanunun 226/3-2. cümle, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Kanunun 226/3-1. cümle, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve esasa aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 15.10.1998 doğumlu olan katılan ile sanığın internet üzerinden tanışarak bir süre arkadaşlık yaptıkları, sanığın katılanın cinsel organlarının gözüktüğü fotoğraflar göndermesini istemesi üzerine katılanın müstehcen içerikli iki adet fotoğrafını gönderdiği, katılan ile cinsel içerikli konuşmalar yaptıkları, kendisine müstehcen görüntüler göndermeye devam etmezse elinde görüntüleri katılanın arkadaşlarına göndermekle korkuttuğu sanığın katılana hakaret içerikli mesaj göndermesine konu eylemler nedeniyle sanık hakkında cinsel taciz, şantaj, hakaret, müstehcen görüntülerin üretiminde çocukları kullanma ve çocuğun yer aldığı müstehcen görüntüleri bulundurma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; A) Cinsel Taciz, Şantaj, Hakaret, Çocuğun Yer Aldığı Müstehcen Görüntüleri Bulundurma Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; Sanığa isnat edilen eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 105/1, 107/2, 125/2 maddeleri ve 226/3 maddesinin 2. cümlesinde düzenlenen cinsel taciz, şantaj, hakaret, çocuğun yer aldığı müstehcen görüntüleri bulundurma suçlarını oluşturduğu, anılan suçların, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımına tabi olduğu, aynı Kanun'un 67/2-d maddesi gereğince zamanaşımı son kesen işlemin 13.04.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, bu tarihinden itibaren 8 yıllık zamanaşımının inceleme tarihinden önce 13.04.2024 tarihinde gerçekleşmiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 1412 sayılı Kanunun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, B) Müstehcenlik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; Sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 226/3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilen suç yönünden beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası öngörüldüğü, Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı bakımından sanığın istemi olup olmadığına bakılmaksızın kovuşturma aşamasında müdafii bulunmayan sanıklara 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanmasında, sanığın savunmasının müdafii huzurunda ve 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesi gereği yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması ve aynı Kanun'un 188/1. maddesi uyarınca zorunlu müdafinin son celsede hazır bulunması gerekmektedir. Sanığın yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafinin bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereği re'sen bir müdafi tayin edilmesi gerektiği ve hüküm duruşmasında zorunlu müdafii hazır edilmeksizin sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3, 156, 188/1 ve 196/2. maddelerinin ihlâli ile sanığın savunma hakkının kısıtlanması, aynı Kanun'un 289/1-h. maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. Kabul ve uygulamaya göre de: Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 53. maddesi tatbik edilirken, üçüncü fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Mersin(Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği kısmen yerinde görüldüğünden açıklanan nedenle hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.