İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2367 Karar: 2024/4913 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2367 K.2024/4913

12. Ceza Dairesi 2024/2367 E. , 2024/4913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/24 E., 2023/22 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Tür

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2367 E. , 2024/4913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/24 E., 2023/22 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Tür

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2367 E. , 2024/4913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/24 E., 2023/22 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2017 tarihli ve 2017/81 esas, 2017/270 sayılı kararının 02/06/2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 23/04/2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2019 tarihli ve 2019/240 esas, 2019/449 sayılı kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 26/10/2020 tarihli ve 2020/38 esas, 2020/2484 sayılı kararı ile basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi amacıyla bozulmasını müteakip, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2021 tarihli ve 2021/217 esas, 2021/410 sayılı karanına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, mahkûmiyet kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 12/04/2022 tarihli ve 2021/2438 esas, 2022/829 sayılı kararını müteakip, anılan kararın infazı sırasında, Bergama Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosu tarafından 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği gerekçesiyle anılan suçun 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi kapsamında seri muhakeme usulüne tabi olacağı ve bu yönden infazın durdurulmasına yönelik talebinin kabulüne ilişkin Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/08/2022 tarihli ve 2021/217 esas, 2021/410 sayılı ek kararını takiben, Bergama Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06/01/2023 tarihli ve 2022/6246 soruşturma, 2023/107 esas, 2023/7 sayılı seri muhakeme usûlüne tâbi talepnamenin kabulü ile seri muhakeme hükümleri uygulanarak, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/4. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/01/2023 tarihli ve 2023/24 esas, 2023/22 sayılı kararının itiraz edilmeksizin 20/01/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.03.2024 tarihli ve 94660652-105-35-17751-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.04.2024 tarihli ve KYB-2024/39214 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.04.2024 tarihli ve KYB-2024/39214 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki, 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Sanığın mahkûmiyetine konu suçunun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tabi olduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince kararın 12/04/2022 tarihinde verildiği ve aynı tarihte kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağının gözetilmemesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası; ''Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. '' Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 3. İncelenen dosya içeriğine göre; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2017 tarihli ve 2017/81 esas, 2017/270 sayılı kararının 02/06/2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 23/04/2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2019 tarihli ve 2019/240 esas, 2019/449 sayılı kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 26/10/2020 tarihli ve 2020/38 esas, 2020/2484 sayılı kararı ile basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi amacıyla bozulmasını müteakip, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2021 tarihli ve 2021/217 esas, 2021/410 sayılı karanına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, mahkûmiyet kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 12/04/2022 tarihli ve 2021/2438 esas, 2022/829 sayılı kararını müteakip, anılan kararın infazı sırasında, Bergama Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosu tarafından 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği gerekçesiyle anılan suçun 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi kapsamında seri muhakeme usulüne tabi olacağı ve bu yönden infazın durdurulmasına yönelik talebinin kabulüne ilişkin Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/08/2022 tarihli ve 2021/217 esas, 2021/410 sayılı ek kararını takiben, Bergama Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06/01/2023 tarihli ve 2022/6246 soruşturma, 2023/107 esas, 2023/7 sayılı seri muhakeme usûlüne tâbi talepnamenin kabulü ile seri muhakeme hükümleri uygulanarak, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/4. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/01/2023 tarihli ve 2023/24 esas, 2023/22 sayılı kararının itiraz edilmeksizin 20/01/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 4. Buna göre, somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250 inci maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tâbi olduğu, sanığın aynı eylemi nedeniyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince kararın 12/04/2022 tarihinde verildiği ve aynı tarihte kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, sanığın eylemi nedeniyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 12/04/2022 tarihli ve 2021/2438 esas, 2022/829 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiş olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2023 tarihli ve 2023/24 esas, 2023/22 karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; Sanık hakkındaki kararın, hüküm fıkrasının, “1-Sanık hakkında aynı fiili nedeniyle daha önceden açılmış bir dava ve kesinleşmiş bir karar bulunduğu anlaşıldığından, ikinci defa açılan davanın, CMK'nın 223/7. maddesi gereğince reddine, 2-Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına” şeklinde düzeltilmesine; müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla