Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2469 E. , 2024/7256 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1510 E., 2019/796 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Davalı vekilinin te
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2469 E. , 2024/7256 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1510 E., 2019/796 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 379.216,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın hakkın doğum tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 17.916,99 TL maddi tazminata ve 70.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın talep gereği gözaltı tarihinden verilmesi gerektiğini, manevi tazminatın fazla olduğundan 40.000,00 TL'ye indirilmesi gerektiğinden, bu kısmın düzeltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizin 26.02.2024 tarihli kararıyla davalı vekiline davacı vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin tebliği için tevdine karar verilmesi üzerine mahkemece tebliğlerin yapılması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; mahkemece usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminata esas dosyada vekalet ücretinin verilmesi gerektiğini, ceza evi zararlarının eksik olduğunu, zorunlu emekli olduğundan eksik maaşının verilmesi gerektiğini, uçuş tazminat zararının verilmesi gerektiğini, ailesinin ceza evi ziyaret masraflarının verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; mahkemece usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/262 Esas – 2018/153 Karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, 04.08.2016 – 18.05.2017 tarihleri arasında 287 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 11.05.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğinin yapılmadığını, davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının kıdemli başçavuş rütbesiyle görev yapmakta iken tutuklandığı ve 15.10.2016 tarihinde kendi isteği ile emekli olduğunu ve 18.05.2017 tarihine kadar tutuklu kaldığı gözetildiğinde asgari ücretten hesaplanan 9.711,02 TL maddi tazminat ile davacının emekli ikramiyesinin bloke olmasından dolayı maddi kaybı olan 8.205,97 TL olmak üzere toplam 17,916,99 TL maddi tazminatına hükmedildiği, davacının diğer zararlarının reddine karar verildiği, davacı hakkında isnad edilen suçun niteliğine göre manevi olarak zarara uğradığı, davacının mesleği, sosyo ekonomik durumu, gözaltında kalmasına ve tutuklanmasına neden olan suçun niteliği ve süreleri mahkememizce göz önünde bulundurularak, davacının zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek düzeyde, ancak manevi olarak yaşadığı acıların tazminini de karşılayacak bir miktarda manevi tazminatın verilmesi gerektiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olduğu ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 04.08.2016 – 18.05.2017 tarihleri arasında 287 gün gözaltı ve tutuklu kalan davacının 379.216,00 TL maddi ve 500.000,00 manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince 17.916,99 maddi 70.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminatın fazla olduğundan 40.000,00 TL olması gerektiğinden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle toplam 57.916,99 TL tazminata ilişkin hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE; B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Tutuklandığı tarihte kıdemli başçavuş olarak görev yapan 15.10.2016 tarihinden itibaren emekli olduğu anlaşılan davacı hakkında eksik aldığını iddia ettiği maaş vb. ödemelerinin idare tarafından ödenmesi gerektiği, bu nedenle davacının emekli ikramiyesinin bloke olmasından dolayı maddi kaybı olan 8.205,97 TL zararın tazminat kapsamında ödenmesi ve maddi tazminatın emekli olma tarihinden başlaması gerekirken gözaltı tarihinden itibaren faiz işletilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ancak temiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin, tazminata esas dosyada vekalet ücretinin verilmesi gerektiğine, ceza evi zararlarının eksik olduğuna, zorunlu emekli olduğundan eksik maaşının verilmesi gerektiğine, uçuş tazminat zararının verilmesi gerektiğine, ailesinin ceza evi ziyaret masraflarının verilmesi gerektiğine ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.