Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3634 E. , 2025/4658 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1074 E., 2020/1229 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 18.11.2019 HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Ma
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3634 E. , 2025/4658 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1074 E., 2020/1229 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 18.11.2019 HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 53.020,59 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, reddedilen kısım bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın çok eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/58 Esas, 2019/254 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.09.2016-28.06.2019 tarihleri arasında 1025 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği, beraat kararının 09.07.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın 28.11.2019 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu olmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davacının aynı yargılama kapsamında tutuklamaya konu olmayan resmi belgede sahtecilik suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve mahkumiyet hükmünün 28.11.2019 tarihinde kesinleştiği, davacının adli sicil kaydında söz konusu mahkumiyetin 28.03.2021 tarihinde infazının tamamlandığı yönünde kaydın bulunduğu ancak UYAP taraf tedbir bilgileri sorgusunda davacının hükümlülük kaydının bulunmadığı, davacı hakkında başka mahkemelerce verilen tutuklama kararlarının da bulunduğu ve bu kapsamda cezaevinde tutuklu sıfatıyla bulunduğu yönünde kayıtların yer aldığı göz önünde bulundurulduğunda, 5271 sayılı Kanun’un 144/1. maddesinin (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiğinden, davacının tazminat talebine dayanak ceza davasında gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği günlerin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hapis cezasından mahsup edilip edilmediği hususunun etraflıca araştırılmaması, Kabule göre de; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.