İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/404 Karar: 2024/4380 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/404 K.2024/4380

12. Ceza Dairesi 2024/404 E. , 2024/4380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/518 E., 2022/1016 K. KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik g

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/404 E. , 2024/4380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/518 E., 2022/1016 K. KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik g

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/404 E. , 2024/4380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/518 E., 2022/1016 K. KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3, 179/2 ve 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair İstanbul Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2017 tarihli ve 2016/693 esas, 2017/192 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3, 179/2 ve 62. maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri gereğince 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2022 tarihli ve 2021/264 esas, 2022/233 sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine, duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179/3, 179/2 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmana dair İstanbul Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2022 tarihli ve 2022/518 esas, 2022/1016 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03/01/2024 gün ve 94660652-105-34-5487-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29/01/2024 tarihli ve KYB- 2024/4568 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29/01/2024 tarihli ve KYB- 2024/4568 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-)Benzer bir olay nedeniyle, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22/09/2022 tarihli ve 2022/1604 esas, 2022/12842 karar sayılı ilamında yer alan, "5271 sayılı CMK'nın 252/1. maddesinde düzenlenen itiraz yoluna, aynı Kanunun 251. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanarak verilen kararlara karşı başvurulabilir. Buna göre, hangi gerekçe ile olursa olsun basit yargılama usulü uygulanmadan kurulan hükümde, salt 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılması, bu hükmü basit yargılama usulü uygulanarak verilen kararlar için öngörülen itiraz yoluna tabi kılmaz. Sonuç olarak, uyuşmazlığa konu olan ilk derece mahkemesi kararları ile buna benzer kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu açıktır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, mahkemesince sanık hakkında genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda 04/04/2017 tarihli karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, yeniden yapılan yargılama sonunda kurulan 14/03/2022 tarihli hükümde 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim uygulanması nedeniyle hükmün itiraza tabi olduğu belirtilmiş ve sonrasında anılan karara itirazda bulunulması üzerine genel hükümlere göre duruşma açılarak yargılama yürütülmüş ise de; Sanık hakkında Mahkemece basit yargılama usulü nedeniyle indirim uygulanarak verilen 14/03/2022 tarihli hükümden evvel genel hükümlere göre yargılama yapılmak suretiyle sanığın mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması, bu itibarla somut olayda genel hükümlere göre sanığın savunması alınıp yargılama yapıldıktan sonra bu kez hükmün açıklanması aşamasında fiilen basit yargılama usulünün uygulanmasının mümkün olmadığının anlaşılması karşısında, her ne kadar sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 179/3, 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca belirlenen cezadan 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesine istinaden 1/4 oranında indirim yapılmış ise de, salt anılan düzenleme gereğince indirim yapılmasının, anılan kararı basit yargılama usulü uygulanarak verilen kararlar için öngörülen itiraz yoluna tabi kılmayacağı ve Mahkemesince hükmün açıklanması aşamasında kurulan hükümde eylemli olarak anılan usule ilişkin indirim maddesinin uygulanmasıyla yetinilmesi gerektiği, bu itibarla bahse konu kararın istinaf kanun yoluna tabi olduğu gözetildiğinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği nazara alındığında, İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2022 tarihli kararında kanun yolunun itiraz olarak gösterildiği gibi, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğini içerir meşruhatlı tebligat da yapılmadığı anlaşıldığından, anılan kararın kesinleşmediği cihetle, sanık müdafii tarafından itirazda bulunulması üzerine 14/05/2022 tarihli itiraz dilekçesinin istinaf dilekçesi olarak kabulü ile istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın merciine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre duruşma açılarak yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-) Kabule göre de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Hakkı olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra), 2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170), 3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra), 4. Gürültüye neden olma (madde 183), 5. Parada sahtecilik (madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra), 6. Mühür bozma (madde 203), 7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206), 8. Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (madde 228, birinci fıkra), 9. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (madde 268), suçları b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar. c) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç. d) 13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen suç. e) 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suç." şeklindeki ve, Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, incelemeye konu sanığın mahkûmiyete ilişkin kararın 08/12/2022 tarihinde anılan iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra verildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemesince sanığın incelemeye konu suç yönünden açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı vererek gereğinin ifası için dosyanın seri muhakeme usulü uygulanmak üzere İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi yerine, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 delaletiyle 179/2, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 34.Asliye Ceza Mahkemesinin, 04/04/2017 tarihli ve 2016/693 Esas, 2017/192 sayılı kararının 18.04.2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12/10/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3, 179/2 ve 62. maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri gereğince 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2022 tarihli ve 2021/264 esas, 2022/233 sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itiraz üzerine, duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179/3, 179/2, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmana dair İstanbul Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2022 tarihli ve 2022/518 esas, 2022/1016 sayılı kararının istinaf edilmeden 10/01/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2.İnceleme konusu hükümde, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbarı üzerine dosyanın yeniden ele alınmasını müteakip dava derdest iken Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği göz önüne alındığında, sanığın lehine olan seri yargılama usulünün uygulanması gerektiği cihetle, kamu davasının durmasına ve dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.İstanbul Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2022 tarihli ve 2022/518 esas, 2022/1016 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla