Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/4069 E. , 2025/7159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bolvadin Ağır Cea Mahkemesi SAYISI : 2024/171 E., 2024/235 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret- Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından veril
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/4069 E. , 2025/7159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bolvadin Ağır Cea Mahkemesi SAYISI : 2024/171 E., 2024/235 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret- Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 200.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 13.251,54 TL maddi, 14.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.02.2023 tarihli kararıyla manevi tazminatın eksik olduğundan bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 28.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.04.2024 tarihli kararıyla maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma ilamı sonrası davacının maddi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulmamış ise de, bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görüldüğü ve davalı bakımından hükmün kesin olduğundan reddine karar verilmesine rağmen yerel mahkemece yeni esas alınarak duruşma açılıp, 13.251,14 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekili tarafından temyiz isteminin kesin olduğundan reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi gerektiğini, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu, kararın bozulması gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olan Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/167 Esas – 2017/400 Karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, 22.07.2016 – 15.05.2017 tarihleri arasında 297 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.10.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, davanın 5271 sayılı Kanunun 142/1. maddesinde belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek ve bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. Maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan22.07.2016 – 15.05.2017 tarihleri arasında 297 gün tutuklu kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 13.251,14 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak,6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yerel mahkemece maddi tazminat hususunda karar verildiğinden tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin ve davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.