Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/4167 E. , 2025/7951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/221 E., 2024/306 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/4167 E. , 2025/7951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/221 E., 2024/306 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince asıl dosyada 5237 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddesi gereğince haksız ve hukuka aykırı tutuklama, uzun tutukluluk ve makul sürede hakim karşısına çıkartılmama sebebiyle 100.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizine ilişkin talebinin reddine verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.03.2023 tarihli kararıyla, birleşen dosyada 5237 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddesi gereğince haksız ve hukuka aykırı yakalama ve gözaltına alma kararları sebebiyle 100.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizine ilişkin talebinin reddine verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.03.2023 tarihli kararıyla, "Uyap sisteminden yapılan kontrolde; Davacının tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/84 Esas – 2019/125 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/4 59... /51 Karar sayılı dosyasında 18.10.2018 havale tarihli dilekçe ile 5237 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddesi gereğince haksız ve hukuka aykırı tutuklama, uzun tutukluluk ve makul sürede hakim karşısına çıkartılmama sebebiyle tazminat talep ettiği, inceleme konu davada ise aynı 5237 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddesi gereğince haksız ve hukuka aykırı yakalama ve gözaltına alma kararları sebebiyle tazminat talebinde bulunduğu ve dosyanın derdest olduğu, her iki davanın tazminat nedenlerinin farklı olması nedeniyle mükerrer davadan bahsedilemeyeceği, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasanın 141/son maddesi hükmü gereğince her iki dava dosyasının Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/459 Esas sayılı dava dosyasında birleştirilip esas hakkında karar verilmesinin lüzumu, Kabul ve uygulamaya göre de; Davacının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen “Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğun devamına karar verilenler,” hükmü uyarınca tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 142 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. ...Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesin birinci fıkrasının (a) bendinde, " kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğun devamına karar verilen" kişilerin tazminat isteminde bulunabileceğinin belirtildiği, tazminat talebinin dayanağı olan dava dosyasında davacının kanuna aykırı şekilde yakalandığı ve gözaltına alındığı nedenine dayanan tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından davacının talebinin 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir." nedeniyle bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/222 Esas sayılı dosyası ile iş bu dosyanın birleştirilmesine karar verildiği, birleşen dosyada talebinin reddine, asıl dosyada ise davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 Tl manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini, tazminat şartlarının oluşmadığını, tutukluluk halinin devamı kararının hukuka uygun olduğunu, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/ 84... /125 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 12.09.2017 - 14.09.2018 tarihleri ve 15.09.2018 tarihinde yeniden gözaltı ve tutuklanmasına karar verildiği, yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği, kararın 03.09.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tâbi olduğu, birleşen dosya itibariyle, sanığın yargılama sürecinde tutuklu kaldığı süre ve netice olarak almış olduğu ceza miktarı dikkate alındığında tutukluluk süresinin makul ölçüde olduğu ve netice sebebiyle aldığı ceza ve yargılandığı suç dikkate alındığında yakalanması ve gözaltına alınmasının da ölçülü olduğu kabul edilerek açılan davanın reddine, asıl dosya itibariyle, davacının 20.09.2017 tarihinde hakim karşısında savunma yaptıktan sonra ilk celse tarihi olan 10.09.2018 tarihine kadar hakim karşısına çıkmadan dosya üzerinden tutukluluk devam kararı verildiğini, 20.09.2017- 10.09.2018 tarihleri arasında tutukluluk kararının duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden incelenmesi nedeniyle çelişmeli yargılama ilkesine aykırı olarak makul aralıklarla yapılmamasından dolayı, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 3713 sayılı Terör Mücadele Kanununa 25.7.2018 tarihinde eklenen geçici 19. maddedeki "...c) 1. Tutukluluğa itiraz ve tahliye talepleri dosya üzerinden karara bağlanabilir.2. Tahliye talepleri en geç otuzar günlük sürelerle tutukluluğun incelenmesi ile birlikte dosya üzerinden karara bağlanabilir.3. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 108 inci maddesi uyarınca yapılan tutukluluğun incelenmesi en geç, otuzar günlük sürelerle dosya üzerinden, doksanar günlük sürelerle kişi veya müdafii dinlenilmek suretiyle resen yapılır. (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 30.6.2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, usul kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerektiği bu nedenle davacının 20.09.2017 tarihinde tutuklandığını, 10.09.2018 tarihli duruşmaya kadar mahkeme huzuruna çıkarılmadığı, 3713 sayılı Kanun geçici 19. maddesinin c-3 bendi 25.07.2018 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu bentte yazan doksanar günlük sürelerle kişi veya müdafi dinlenilmek suretiyle resen yapılır hükmüne yalnızca 1 ay 15 gün süre ile aykırı davranıldığı halde hükmedilecek tazminatın makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, yazılı şekilde fazla tazminata hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Burhaniye 1. Ağır Ceza mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.