Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/771 E. , 2024/3176 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2121 E., 2023/2391 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/771 E. , 2024/3176 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2121 E., 2023/2391 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın üst sınırdan tayin edilmemesinin, bilinçli taksir hükümleri nedeniyle üst sınırdan artırım yapılmamasının ve takdiri indirim maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, birden fazla katılanın vekili olunmasına rağmen tek vekalet ücretinin kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet kararı verildiğine, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan fazlaca uzaklaşılmasının ve koşulları bulunmadığı hâlde bilinçli taksir hükmünün uygulanmasının isabetsiz olduğuna, katılan ...'nin yaralanmaması nedeniyle suçun TCK'nın 85/1 maddesi kapsamı içinde kaldığına vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın, idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti, düz ve eğimli üç şeritli bölünmüş yol olan Konya yolu üzerinde Gölbaşı-Konya istikametine seyri sırasında olay mahallinde aracının ön kısmı ile emniyet şeridi üzerinde duraklayıp aracının bagajına montlarını koymak için emniyet şeridi üzerinde bulunan sürücü ...'a ve aracının arka kısımlarına çarpması şeklinde gerçekleşen olayda, bir kişinin öldüğü ve bir kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda, izlenen ve olay anına ilişkin olan kamera kayıtlarında, sanığın kullandığı kamyonun herhangi bir manevra yapmadan emniyet şeridinden ilerleyerek ölenin kullandığı araca arkadan çarptığı görülmüştür. Otoyolda kendisiyle aynı yönde sağ şeritte ilerleyen aracı geçmek için, seyir şeridi olmayan emniyet şeridi kısmına girdiğinde, herhangi bir ihtiyaç veya zorunluluktan dolayı duran veya park hâlinde bulunan araçlarla bu araçların sürücülerine ve yolcularına çarparak onların yaralanmalarına ya da ölmelerine sebep olabileceğini öngördüğü hâlde şoförlük yeteneklerine, emniyet şeridinin boş olacağına, özellikle de şansına güvendiği, böyle bir zanla objektif dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, emniyet şeridi içinde nizami biçimde bulunan park hâlindeki araç ile aracının yanındaki yayaya çarparak, bir kişinin ölümüne ve araç içindeki katılanın yaralanmasına neden olduğu, ancak, araçların darbeyi aldıkları ilk bölümler, çarpma noktası, emniyet şeridinde alınan mesafe, kazanın oluş şekli ile savunmanın kapsamına göre, meydana gelen muhtemel sonucu kayıtsız kalarak kabullendiğine ve arzuladığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle olası kastın uygulanma koşullarının oluşmadığı ancak gerçekleşmesini istemediği fakat öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmayan sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.