İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/175 Karar: 2025/6262 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/175 K.2025/6262

12. Ceza Dairesi 2025/175 E. , 2025/6262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/526 E., 2024/357 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 15/04/2019 HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hü

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/175 E. , 2025/6262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/526 E., 2024/357 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 15/04/2019 HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hü

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/175 E. , 2025/6262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/526 E., 2024/357 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 15/04/2019 HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin uzun tutukluluk ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 300.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 62.630,50 TL maddi ve 120.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hükmün davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.07.2024 tarih ve 2022/4832 Esas - 2024/3564 Karar sayılı ilamıyla: "Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "62.618,26" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde "62.630,50" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, davacının Gebze l. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/329 Esas - 2019/47 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında yapılan yargılama neticesinde 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp, davacının tutuklulukta geçirmiş olduğu sürenin mahsup edilebileceği husususun gözetilmemesi, dava dilekçesinde davacının uzun tutukluluk ve makul süre de yargılanmama nedenine de dayalı olarak CMK'nın 141 vd. maddeleri gereğince tazminat talebinde bulunduğu halde mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 62.618,26 TL maddi ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması, uzun tutukluluk süresi, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 180.000,00 TL manevi tazminatın 01.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, hükmün davalı yönünden kesin nitelikte olmasından dolayı temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığına, tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, vekalet ücretine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının uzun tutukluluk süresi ve makul sürede yargılanmadığını, hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Gebze l. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/329 Esas - 2019/47 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek için örgüt kurmak, kurulan örgüt içinde yer almak ve nitelikli yağma suçlarından 01/11/2007-14/07/2015 tarihleri arasında 2812 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 01/03/2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/07/2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da İlk Derece Mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 62.618,26 TL maddi ve 180.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşıldığından, davalı aleyhine kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün davalı yönünden kesin olmaması sebebiyle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla