Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/1989 E. , 2025/7943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1618 E., 2024/2199 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kuru
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/1989 E. , 2025/7943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1618 E., 2024/2199 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu, Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, manevi tazminat miktarı 8.000 TL'ye yükseltilip, vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada maddi tazminat talebi yönünden tazminat koşullarının oluşmadığından davanın reddine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 19.02.2013 - 23.02.2013 tarihleri arasında gözaltında kaldığı süreler için 1.200,00 TL manevi tazminatın 19.02.2013 tarihinden, 11.03.2013 - 04.07.2013 tarihleri arasında tutuklulukta geçirilen süreler için 35.000,00 TL manevi tazminatın 11.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın eksik incelemeye dayalı olduğuna, taleplerin karşılanmadığına, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, davanın tamamen kabulü yönünde karar verilmesi gerektiğine, Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/128 Esas, 2018/257 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propagandası yapma, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme" suçlarından yargılandığı, 19.02.2013 - 23.02.2013 tarihleri arasında 4 gün göz altında, 11.03.2013 - 04.07.2013 tarihleri arasında 115 gün tutuklu olmak üzere toplam 119 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 28.05.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihinden itibaren yasal süresinde davanın açıldığı, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının 19.03.2013 tarihinde kamu görevinden uzaklaştırıldığı, 29.04.2017 tarihli ve 30052 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 689 sayılı KHK'nın 1/1 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların maddi tazminat yönünden oluşmadığı, manevi tazminat yönünden oluştuğu belirlenerek davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 18.11.2024 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 20.11.2025 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu, bu itibarla davalı vekilinin hükmü katılma yoluyla temyiz ettiği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki kesinlik sınırı itibariyle red isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.