İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/2381 Karar: 2026/2133 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2381 K.2026/2133

12. Ceza Dairesi 2025/2381 E. , 2026/2133 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/669 E., 2021/198 K. SUÇ : Sahte belge kullanma, defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER: Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üze

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/2381 E. , 2026/2133 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/669 E., 2021/198 K. SUÇ : Sahte belge kullanma, defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER: Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üze

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/2381 E. , 2026/2133 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/669 E., 2021/198 K. SUÇ : Sahte belge kullanma, defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER: Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2005,20 06... takvim yıllarında sahte belge kullanma suçu yönünden ayrı ayrı (5728 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43, 62, 53 maddeleri uyarınca 18... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2008 takvim yılında sahte belge kullanma suçu yönünden 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 62, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 5728 sayılı Yasa ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62, 53 maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 07.06.2018 tarihli 2016/65 06... /5444 Karar sayılı ilamı ile "A- Sanık hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen 2005 takvim yılında “sahte fatura kullanma” suçunun, 213 sayılı VUK'nın 359/b-1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 21.01.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, B-Sanık hakkında defter ve belge ibraz etmeme, 2006,2007,2008 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; I-Defter ve belgeleri gizlemek suçunun oluşabilmesi için, bunların vergi incelemesi amacıyla ibrazının istenmesi gerektiğinden,“defter ve belge isteme yazısı” temin edilip defter ve belgelerin hangi amaçla istendiği belirlenmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, II-Sanığın suçlara konu olan faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını savunması, sahte fatura kullanma suçunda, suçun maddi konusunun fatura olması; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinin 1. fıkrasında, faturalarda bulunması zorunlu olan bilgilerin neler olduğunun belirtilmesi, aynı Kanunun 227. maddesinin 3. fıkrasında ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' hükmünün yer alması; suç konusu faturaların dosya içinde bulunmadığının ve getirtilip duruşmada incelenmediğinin anlaşılması karşısında; suç unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; 1-Sanığın 2006,20 07... takvim yıllarında kullandığı iddia olunan faturaların, dosya içerisinde bulunan asıllarının veya onaylı örneklerinin incelenmesi ve 213 sayılı Kanunun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin tespit edilmesi, 2- Faturaların zorunlu bilgileri içerdiğinin tespit edilmesi durumunda; a) Suçlara konu olan faturaları düzenleyen mükellefler hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi, b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, c) Faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK'nın 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların verilmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, d) Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; aa) Faturayı düzenleyen şirkete ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin; faturaları kullananlara ait yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, bb) Daha sonra, faturaları düzenleyen şirket ile kullanan şirket ve kişilerin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması, 3- Kabule göre; a) 2008 takvim yılında birden fazla fatura kullanılması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b) Hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, " gerekçeleri ile bozma kararı verildiği, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2006, 20 07... takvim yıllarına ilişkin sahte belge kullanma suçu yönünden olağanüstü zamanaşımı süresi dolduğundan sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince ayrı ayrı düşmesine, defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme suçu yönünden yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın 5271 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi gereğince beraatine, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düşme kararının onamasına, beraat kararı yönünden hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığa suça konu olan defter ve belgeleri ibraz etmesi için tebligat yapıldığı ve ancak sanığın süresinde defter ve belgeleri denetim elemanına sunmadığı ve bu şekilde atılı suçu işlediğine, Yerel Mahkeme 213 S. Yasanın 139 maddesi anlamında usulüne uygun tebligat yapılmadığı gerekçesi ile beraat kararının bozulması gerektiğine, verilen düşme kararlarının yerinde olmadığına, hukuka aykırı olarak verilen bu yöndeki düşme kararlarının de bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın 2005, 2006, 20 07... yıllarında sahte belge ve yanıltıcı belge kullanmak ve ayrıca ticari faaliyeti sırasında Simetri Metal Plastik Şirketinden almış olduğu ve yasal defterine intikal ettirdiği faturayı ibraz etmediğinin ileri sürüldüğü, Mahkememizin 2010/588 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada verilen kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2016/65 06... /5444 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu ve ayrıca 2005 tarihli eyleme ilişkin olarak zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, diğer eylemler yönünden yargılamaya devam edildiği, ancak suç tarihlerine göre sahte fatura düzenleme eylemlerinin yıllara göre 21/08/2018-21/01/20 20... /11/2020 tarihlerinde zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla kamu davalarının düşmesine karar verildiği, defter ve belgeleri ibraz etmeme eyleminde ise ilgili kuruma yazılan müzekkere de defter ve belge isteme yazısının temin edilemediği, sadece tebligat parçalarının gönderildiği, bu durumda defter ve belgelerin neye istinaden istendiğinin belli olmadığından sanığın sorumluluğunun doğmayacağı, ayrıca defter ve belgelerin istendiği sırada sanığın faaliyetine devam ettiği, 213 sayılı kanunun 139/2 maddesinde belirtilen istisnai hallerin de öncesinde tespit edilemediği, bu durumda sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile sanık hakkında düşme ve beraat hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR A.Sanık hakkında kurulan düşme hükümlerine yönelik; Bozma üzerine yapılan yargılamanın hukuka uygun olduğu, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı kabul ve takdir kılınmış olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik; Sanığa yüklenen "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 07.10.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla