İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/305 Karar: 2025/3038 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/305 K.2025/3038

12. Ceza Dairesi 2025/305 E. , 2025/3038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/329 Esas., 2016/180 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/305 E. , 2025/3038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/329 Esas., 2016/180 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/305 E. , 2025/3038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/329 Esas., 2016/180 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 18.200TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; maktulün araç içerisinde seyahat eden 18 yaşından küçük işçi olduğu ve kazada kusurunun bulunmadığı, sanığın aşırı hızlı araç kullanmayı ve trafikte makas atmayı adet haline getirdiği ve ağır kusurlu olduğunun adli tıp kurumundan alınan raporla belirlendiği , sanığa az ceza verilmesinin ve paraya çevrilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, sanığa daha fazla ceza verilmesinin gerektiği, sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 24.06.2015 günü, saat 18.30 sıralarında sanık sürücü ...'in yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile Batışehir caddesini takiben Ankara istikametinden Edirne istikametine doğru bölünmüş yolun sağ şeridinde seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde, solundaki şeride yöneldiğinde orta şeridi takiben seyir halinde bulunan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobile çarpıştığı, çarpışmanın etkisi ile savrulan ... plakalı aracın orta refüjü aşarak karşı yol bölümünde seyir halinde bulunan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile çarpıştığı, ... plakalı aracın çarpışmanın etkisi ile sol şeride ötelenerek arkasında sol şeritte seyir halinde bulunan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpışması sonucunda sanık idaresindeki vasıtada yolcu olarak bulunan Beyza Altınkaya'nın ölümü ve dört kişinin yaralanması ile neticelenen dava konusu zincirleme trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; bu kazanın oluşumunda sürücü ...’in 2918 sayılı KTK'da belirtilen sürücülere ait asli kusurlardan 84/f. maddesi kuralını ihlal ettiği, diğer sürücülerin kusurunun olmadığı belirlendiği, 27.01.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan adli raporda; sanık sürücü ...'in yönetimindeki kamyonet ile mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyrini sürdürüp, önündeki vasıta ile takip mesafesinde seyretmemiş, kontrolsüz, hatalı ve tehlikeli bir şekilde şerit değiştirip zincirleme kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermiş, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli ve tam kusurlu olduğu mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece her ne kadar sanık hakkında taksirle bir kişinin ölümüne birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan dolayı TCK 85/2, 22/4. maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, yargılama aşamasında ise müşteki ..., ... ve ... ün soruşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olmadıklarını belirtmeleri nedeni ile sanığın kontrolsüz şerit değiştirmesi nedeniyle bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 24.06.2015 günü sanık sürücü ...'in yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile bölünmüş yolun sağ şeridinde seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde, solundaki şeride yöneldiğinde orta şeridi takiben seyir halinde bulunan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobile çarpıştığı, çarpışmanın etkisi ile savrulaarak orta refüjü aşarak karşı yol bölümünde seyir halinde bulunan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile çarpıştığı olayda sanığın kamyonetinde yolcu olan bir kişinin ölümü ve yargılama aşamasında ise müşteki ..., ... ve ... ün şikayetçi olduklarını ve davaya katılmak istediklerini belirtmişlerse de daha önceden şikayetçi olmadıklarını belirtmeleri nedeni ile sanığın eyleminin asli ve tam kusuruyla bir kişinin taksirle öldürme suçunu oluşturduğu, olayın gerçekleşme şekli, sanığın olaydaki rolü, sanığa yüklenen taksirin yoğunluğu gözetildiğinde sanık hakkında kurulan ceza miktarında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bu hususta bozma isteyen görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanunun 52/3. maddesine aykırı davranılması, 2-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 4 numaralı paragrafın çıkarılarak yerine '"Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin ve hüküm fıkrasına "Katılan kendisini vekaletnameli vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirtilen 1.800,00 TL ücretin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla