İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/394 Karar: 2025/6128 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/394 K.2025/6128

12. Ceza Dairesi 2025/394 E. , 2025/6128 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/355 E. 2024/396 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile d

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/394 E. , 2025/6128 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/355 E. 2024/396 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile d

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/394 E. , 2025/6128 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/355 E. 2024/396 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 169.500,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile ödenmesine ilişkin davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 17.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.05.2024 tarih ve 2021/7992 Esas - 2024/2557 Karar sayılı ilamıyla: "Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunmasının" hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine, 90.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 18.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, hükmün davalı yönünden kesin nitelikte olmasından dolayı temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, davacının temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, davanın süresinde açılmadığına, tazminat koşulları oluşmadığından davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı lehline hükmedilen vekalet ücretinin kanuna aykırı olduğuna ve resen sebeplere, davacı vekilinin temyiz sebepleri; maaş ve ek ders ücretinin, cezaevi masraflarının, ailesinin davacıyı ziyaret için yapmış olduğu masrafların, aldığı borçların ve avukata ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat olarak kabulü gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/126 Esas – 2017/21 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.03.2017- 21.11.2017 tarihleri arasında 248 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.05.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/07/2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 90.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşıldığından, davalı aleyhine kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün davalı yönünden kesin olmaması sebebiyle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlar için faiz başlangıç tarihi belirtilmeden yalnızca kanuni faiz talep edildiği, ilk derece mahkemesinin 30.05.2019 tarihli kararında faiz başlangıcının "dava" tarihi olarak kabul edildiği, bozma ilamında da faize ilişkin bir bozma nedeni yapılmadığı hususu da gözetilerek, mahkemece davacı için hükmedilen manevi tazminata ilişkin faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde göz altı tarihinden itibaren faize hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği manevi tazminata ilişkin hüküm fıkrasında yer alan "gözaltına alınma tarihi olan 18.03.2017" ibarelerinin "dava" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla