Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/4497 E. , 2025/7872 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1223 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura kullama İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesine kararına karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/4497 E. , 2025/7872 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1223 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura kullama İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesine kararına karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 21.05.2024 tarihli ve 2024/108679 Soruşturma, 2024/38929 Esas sayılı iddianamesinin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2024/878 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.08.2024 tarihli ve 2024/1223 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.08.2024 kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.02.2025 tarihli ve 94660652-105-34-27494-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB-2025/22883 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB-2025/22883 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/07/2024 tarihli kararı ile suça konu sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen şirket yetkilileri hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan açılan dava yahut devam eden soruşturma olup olmadığı, faturaların gerçek mal alım satımına dayanan faturalar olup olmadığı, karşıt incelemelere ilişkin belgeler ilgili vergi dairelerinden celp edildikten sonra ilgili şirketler hakkında sahte fatura düzenlemekten dava açılıp açılmadığı, dava açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelendikten sonra bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilerek sahte olarak kullandığı iddiası bulunan faturalar bakımından eksiklikler giderildikten sonra bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılması gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar naza ra alındığında; Şüpheli hakkında sahte fatura kullanmak suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-1 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 04/07/2022 tarihli vergi inceleme raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu anlaşılmakla ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 132. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2024/864 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...şirketin kendisi tarafından kurulup kurulmadığının tespiti amacıyla faturaların bastırıldığı matbaa sahiplerinin ifadelerinin alınarak boş faturaları mükellef adına kime teslim ettiklerinin tespit edilerek ilgili teslim ve tesellüm tutanaklarının temin edilmesi, iş yerinin mülk sahibinin, çalışanlarının ve mali müşavirinin tanık sıfatı ile dinlenilmesi, işe başlama bildirimi, özellikle şirketin kuruluşuna dair belgeler, noter imza beyannamesi, yoklama fişleri, mükellefçe düzenlenmiş fatura asıllarının ve kira sözleşmesi aslının temin edilerek sanıktan alınacak mukayeseye elverişli imza-yazı örnekleri üzerinde atılı imza ve yazıların sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken suçun sübutuna etki edecek deliller toplanmadan.." düzenlendiği gerekçesiyle, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.05.2024 tarihli ve 2024/108679 Soruşturma, 2024/38929 Esas sayılı iddianamesinin, iadesine karar verilmiştir. 4. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2024/878 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesi gereğince iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 04.07.2022 tarihli ve 2022-A-9177/22 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergiinceleme raporlarında, Alemdağ Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olan şüpheli ...'ün 2017 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunu işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında atılı suçtan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüphelinin 14.05.2024 tarihinde alınan ifadesinde, bahse konu şirketin sadece kağıt üzerinde yetkilisi olduğunu, şirketin iş ve işleyişi ile babası ...'ün ilgilendiğini savunması karşısında; adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, iddianamenin iadesi nedenleri arasında yer alan, "... Şüphelinin savunmasında suçlamayı kabul etmediği gibi muhatabının babası ... olduğunu beyan ettiği, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla ... isimli şahsın tanık sıfatı ile beyanlarının tespit edilemediği..." şeklindeki eksiklik giderildikten sonra şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 6. UYAP üzerinden yapılan incelemede; şüpheli hakkında aynı mükellefiyetine ilişkin olarak "20 16... takvim yıllarında sahte fatura kullanma" suçundan açılan kamu davasında, İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2024 tarihli ve 2021/568 Esas, 2024/161 Karar sayılı kararı uyarınca sanığın beraatine karar verildiğinin ve bu dosyanın 11.03.2025 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, mükerrer yargılamaya sebebiyet verilmemesi bakımından, gereğinin mahallinde takdir ve ifası mümkün görülmüştür. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.