Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/4879 E. , 2026/1930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3926 E. 2025/13 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Ma
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/4879 E. , 2026/1930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3926 E. 2025/13 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2023 tarih, 2023/216 Esas, 2023/363 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2.Hükmün katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince duruşma açılarak 14.01.2025 tarih, 2023/3926 Esas, 2025/13 Karar sayılı kararı ile beraat hükmü kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.06.2025 tarih, ... nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme sonucu karar verildiğine, sanığın en üst sınırdan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın zemine müdahale edilmeden tekerlekli karavan koymasının bir nevi kısa ya da uzun süreli araç park etmek niteliği taşıdığından inşai ve fiziki müdahalenin ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan cezalandırılmasına karar verilmesinin yasal olmadığına, kararı sanık lehine temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2163/5 Sokak 37 00... parselde kayıtlı taşınmazın ... Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 10.03.2011 tarih ve 5756 sayılı kararı ile belirlenen I. Derece arkeolojik sit niteliğinde, ... tümülüs alanı içerisinde kaldığı, ... görevlilerince 20.10.2022 tarihinde düzenlenen yapı tatil zaptı ile sanığın taşınmaz üzerine iki adet tekerlekli römork koyduğunun tespit edildiği, tutanak eki fotoğraflar incelendiğinde taşınmazın etrafının demir profilden kazıklar çakılarak kafes tel ile kapatıldığı, bu alanda sürekli yerleşildiğine ilişkin malzemeler ile römorklardan birinin üzerinde güneş panellerinin bulunduğunun görüldüğü, sanığın aşamalardaki savunmalarında arazi içindeki yapıları 2021 yılı Ekim ayı içerisinde yaptığını, herhangi bir yerden izin almadığını, Belediyece verilen cezayı ödediğini, fazla masraf yaptığı için taşınmazı eski haline getirmek istemediğini beyan ettiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşfe katılan bilirkişi heyetince düzenlenen raporda keşif tarihinde dava konusu taşınmaz üzerinde ölçüleri 20.10.2022 tarihli yapı tatil zaptında belirtilen iki adet karavanın mevcut ve kullanılabilir olduğunun belirlendiği, bu karavanların imar mevzuatı uyarınca kaçak yapı şeklinde değerlendirilmemesi gerektiği, karavanların 2021 yılı Temmuz ayı uydu görüntüsünde yer almadığı, 2022 yılı Nisan ayı uydu görüntüsünde yer aldığı, 1. Derece Arkeolojik sit alanında kalan taşınmaza inşai ve fiziki müdahalede bulunulmadığı, araziye kalıcı zarar verilmediği şeklinde rapor düzenlendiği, İlk Derece Mahkemesince de bu rapor esas alınarak sanığın beraatine karar verildiği, Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşullarına ilişkin 05.11.1999 tarihli ve 658 Karar Nolu İlke Kararı gözetildiğinde dava konusu yapıların yapıldığı ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2163/5 Sokak 37 00... parselde kayıtlı taşınmazın ... Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 10.03.2011 tarih ve 5756 sayılı kararı ile belirlenen 1. derece arkeolojik sit niteliğinde, Sazlıgöl tümülüs alanı içerisinde kalan taşınmaza herhangi bir yapılaşma yapamayacağının sabit olduğu, sanığın taşınmazın 1. Derece arkeolojik SİT alanında kaldığını, buraya herhangi bir yapı yapamayacağını bildiği için taşınmaza lastik tekerlekli karavanlar koyuyormuş izlenimi vererek adeta mevzuatın etrafını dolaşarak ceza sorumluluğundan kurtulmaya çalıştığı, Yargıtay 12 Ceza Dairesinin özellikle Hazine adına kayıtlı taşınmazlara yönelik inşai fiziki müdahalelerle ilgili verdiği kararlarında belirttiği gibi Türk Medeni Kanununda yer alan “iyi niyet” kuralının genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilip, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suç tiplerine yönelik sübut değerlendirmesinde de dikkate alınmasının zorunlu olduğu, sanığın davranışı bu bağlamda değerlendirildiğinde iyi niyetli olmadığı, sanığın Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşullarına ilişkin 05.11.1999 tarihli ve 658 Karar Nolu İlke Kararına göre herhangi bir yapılaşma yapamayacağı taşınmaza karavan koyuyormuş izlenimi oluşturarak kalıcı olarak iki yapı yaptığı, dava konusu yapıların 12... tarih ve 28793 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Motorlu Araçların Ve Römorklarının Kütle ve Boyutları İle İlgili Tip Onayı Yönetmeliği (AB/1230/2012) Ek-1'de belirtilen ölçü, donanım ve yeteneklere sahip olmadığından karavan olarak değerlendirilemeyeceğinin de sabit olduğu, 2863 sayılı Yasanın 9 uncu maddesinde inşai ve fiziki müdahalenin "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." şeklinde düzenlendiği, sanığın I. Derece arkeolojik SİT alanına karavan izlenimi vererek kalıcı şekilde konteynerler yerleştirmesi şeklindeki eylemi konulan yapıların dört yılı aşkın süredir konuldukları yerden kaldırılmamış olmaları, etrafının kafes tel örgü ile çevrili olması gözetildiğinde söz konusu taşınmaza kalıcı olarak yerleşme amacı taşıdığı, karavan niteliğindeki yapılar ile sürekli yaşamaya yönelik eklentileri bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanık tarafından yapılanların inşai fiziki müdahale niteliğinde olduğundan sanığa isnat olunan 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçunun tüm unsurlarının oluştuğu, bu nedenle sanığın atılı suçtan beraatına dair İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanığın 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan cezalandırılmasına, yargılama sırasındaki olumlu tutum ve davranışları nedeniyle sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasına ve sabıkasız geçmişi gözetildiğinde suç işlemeyeceği konusunda kanaat edinilmesi ve dava konusu taşınmaza zarar verilmemesi nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.