İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/510 Karar: 2025/6471 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/510 K.2025/6471

12. Ceza Dairesi 2025/510 E. , 2025/6471 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/758 E., 2017/422 K. SUÇLAR : Taksirle öldürme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hük

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/510 E. , 2025/6471 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/758 E., 2017/422 K. SUÇLAR : Taksirle öldürme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hük

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/510 E. , 2025/6471 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/758 E., 2017/422 K. SUÇLAR : Taksirle öldürme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanması , ret Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 02/03/2017 tarihli 2017/758 Esas 2017/422 Karar sayılı kararının sanık ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin karara yönelik temyiz isteği yönünden yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 286/2-(d) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığın ve katılanlar vekilinin taksirle öldürme suçu yönünden istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karara yönelik temyiz istekleri yönünden yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan TCK'nın 179/3-2, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine, taksirle öldürme suçundan esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, cezaya indirim uygulanmaması gerektiğine, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanığın temyiz sebepleri; trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle öldürme suçlarından aldığı cezaların fazla olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 27/08/2016 günü saat 06.48 sıralarında gündüz vakti, yağmurlu havada, azami hız limitinin 90 km olduğu meskun mahalde sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile bölünmüş ıslak ve kaygan caddede ........................nı takiben polis evi kavşak istikametine seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek seyrine göre sağdaki kaldırıma ve kaldırım üzerindeki yaya ...'a çarpıp ileri doğru fırlattığı, aracın da ağaçların üstünden sağa meyilli kayıp merdivenlerin üzerine düşerek duruşa geçtiği, sanığın 06.48 olan olay saatinden yaklaşık üç saat sonra 09.20 sıralarında yapılan alkol ölçümünde 1,12 promil alkollü olduğu olayda, sanığın tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, sanığın olaydan sonra alkol almış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması , olay öncesinde alkol aldığı ve alkolün de etkisiyle olaya sebebiyet verdiği kabul edilerek eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu kabul edilerek TCK'nın 22/3 maddesinin uygulandığı anlaşılmıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR A.Taksirle Öldürme Suçu Yönünden Yapılan İncelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B.Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yönünden Yapılan İncelemede; 5237 sayılı TCK'nın "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin ölmüş olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması ve her iki suçun birlikte işlenmesi halinde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, sanığın taksirle öldürme-yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde sadece taksirle yaralama-öldürme suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi, şikayetten vazgeçilmesi veya uzlaşma nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın yalnızca 5237 sayılı TCK'nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması gerektiği, somut olayda sanığın taksirle öldürme suçundan cezalandırıldığı gözetildiğinde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ''hüküm kurulmasına yer olmadığına'' kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi yerinde görülmemiş olup 5271 sayılı CMK'nın 286/2-(d) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından bozma nedeni yapılamamıştır. İlk derece Mahkemesinin kararına konu eylem için 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın türü ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesine, , Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla