İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/5134 Karar: 2026/1220 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/5134 K.2026/1220

12. Ceza Dairesi 2025/5134 E. , 2026/1220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2305 E., 2025/517 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı ve

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/5134 E. , 2026/1220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2305 E., 2025/517 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı ve

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/5134 E. , 2026/1220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2305 E., 2025/517 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu, Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği ilk dönem için 2.278,53 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faiziyle, davacının yargılamanın yenilenmesi öncesi kesinleşen cezanın infazı kapsamında hükümlülükte geçirdiği ikinci dönem için davacının tutuklanmadan önce ... Belediyesinde tekniker olarak görev yaptığı, buna göre gelir kaybının söz konusu tarih aralığını kapsayan emsal tekniker maaşı üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü ile 156.966,21 TL maddi, 120.000,00 TL manevi tazminatın 16.02.2015 tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının birinci döneme tekabül eden maddi tazminatın 2.510,89 TL'ye, manevi tazminatın 7.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği ilk dönem için 2.445,25 TL maddi, 45.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faiziyle, ikinci dönem için 46.907,38 TL maddi, 420.000,00 TL manevi tazminatın 17.02.2015 tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminata ilişkin kısmın brüt ücret üzerinden hesaplanması gerektiğine, ikinci dönem bakımından maddi tazminatın davacının tutuklanmadan önce memur olması nedeniyle memur maaşı üzerinden hesaplanması gerektiğine, manevi tazminatın eksik olduğuna, iki dönem halinde hükmedilen manevi tazminat bakımından faiz başlangıç tarihinin gözaltı tarihi olarak esas alınması gerektiğine, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, faiz uygulaması ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğuna, reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/290 Esas – 2020/23 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan 16.04.2008 - 15.09.2008 tarihleri arasında 152 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etme suçundan 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve mahkumiyet hükmünün 19.09.2014 tarihinde kesinleştiği, söz konusu cezanın infazı kapsamında davacının 17.02.2015 - 21.03.2018 tarihleri arasında 1128 gün infaz gördüğü, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi'nin 27.06.2018 tarihli ve 2015/392 başvuru numaralı kararı ile davacının gerekçeli karar hakkının ve makul sürede yargılama hakkının ihlal edildiğine karar verilerek, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından dosyanın mahkemesine gönderildiği, bu kapsamda yapılan yeniden yargılama sonunda davacının beraatine karar verildiği, beraat kararının 24.01.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla