Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/521 E. , 2025/5819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/504 Değişik İş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2023 tarihli ve 2022/590 Esas, 2023/34 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın İskenderun 2.
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/521 E. , 2025/5819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/504 Değişik İş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2023 tarihli ve 2022/590 Esas, 2023/34 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2023 tarihli ve 2023/504 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verilerek 14.07.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve94660652-105-31-12494-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11105 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11105 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Davacının tazminat talebine ilişkin dilekçesinde, Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/31 esas, 2022/108 sayılı kararı ile beraatine karar verilen dosyasında haksız şekilde gözaltı ve tutukluluk kararı verildiğini ve bu haksız gözaltı ve tutukluluk nedeni ile uğradığı mağduriyeti somut bir şekilde anlattığı, dilekçesine kimlik numarasını ve ilgili dosya bilgilerini yazdığı, dilekçesinde sosyal ve ekonomik durum araştırması talep ettiği, gözaltına alındığı tarihte ve halen iştigal ettiği uğraşı, mesleği ve gelir durumuna ilişkin bilgi ve belgelerin davacı tarafından tamamlanması gereken bir eksiklik olarak yerine getirilmesinin beklenmesinin hak arama hürriyetini kısıtlayacak ve hakkaniyete aykırı olacağından yerinde olmadığı, kaldı ki dilekçesinde sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmasını talep ettiği, davacının dilekçesinin 5271 sayılı Kanun’un 142/3. maddesindeki asgari koşulları sağladığının kabulü ile mahkemesince gerekli görüldüğü takdirde, başkaca ihtiyaç duyulan bilgi ve belgeler var ise aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca, istemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat miktarının saptanmasında her türlü araştırmayı yapabileceği veya hâkimlerinden birine yaptırabileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.İlk Derece Mahkemesince, haksız koruma tedbirinden dolayı tazminat talep eden davacı ...'nun yapılan bildirime rağmen 1 ay içerisinde dilekçesindeki eksiklikleri gidermediğinden bahisle dava dilekçesinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142/4. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. 2. Tazminat dosyasının dayanağı olan Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/31 Esas, 2022/108 Karar sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme suçundan 04.07.2017- 08.08.2018 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığını beyan ettiği, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 15.06.2022 tarihinde kesinleştiği, davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemine ilişkin hususların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ilâ 144. maddeleri arasında düzenlendiği, 142/3. maddesinde dava dilekçesinin ihtiva edeceği hususların, 4. fıkrasında dilekçedeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkemenin izleyeceği yöntemin, 6. fıkrasında ise yeterli bulunan dilekçe üzerine istem ve ispat belgelerinin değerlendirilme usulünün yer aldığı, somut olayda çözümlenmesi gereken hususun dava dilekçesinin ihtiva etmesi gereken hususların nelerden ibaret olduğu ve dilekçenin reddi koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen 21/12/2010 tarihli ve 2010/6 - 212 Esas - 2010/263 sayılı Kararda belirtildiği üzere, "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemi, kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla getirilmiş bulunan kendine özgü bir kurumdur." Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunca, Anayasamızın 19. maddesinin son fıkrasının 03.10.2001 gün ve 4709 sayılı Yasa ile; “bu esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, devletçe ödenir” şeklinde değiştirilmesi üzerine, 466 sayılı Yasanın yürürlükten kalkıp kalkmadığına ilişkin ortaya çıkan tartışmalar, 23.11.2004 gün ve 177-203 sayılı kararında; “466 sayılı Yasaya dayalı tazminatlarda, her türlü sorun, öncelikle yasa normlarıyla çözümlenecek, açıklık bulunmayan ahvalde ‘tazminat hukuku’ kıyaslamasına başvurulacak, fiilin en ziyade 'haksız fiil' benzeri olduğu gözetilerek çözüme ulaşılacaktır” tespiti yapılarak sonlandırılmış ve koruma tedbirleri nedeniyle tazminat kurumunun kendine özgü bir kurum olduğu açıkça vurgulanmıştır. Buna göre, bu kurumun salt ceza yargılaması hukuku veya salt tazminat hukuku mantığı ile değerlendirilmesi, karşılaşılan sorunların çözümlenmesi olanağı bulunmamaktadır. 01 haziran 2005 tarihinden sonra gerçekleşen işlemler açısından da karşılaşılan sorunların çözümünde, ceza genel kurulunun anılan kararından hareketle öncelikle CMK’nın 141 ila 144. maddeleriyle getirilen düzenlemelerin esas alınması, çözüme ulaşılamaması halinde ise tazminat hukuku kurallarına başvurulması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK’nın “tazminat isteminin koşulları” başlıklı 142. maddesinin … 3. fıkrasında; “tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi gereklidir” şeklinde tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesinde yer alması gereken hususlar, 4. fıkrasında ise; “dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme, eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini ilgiliye duyurur. süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe, mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur” şeklinde dilekçedeki bilgi ve belgelerin eksik olması durumunda bu eksikliğin tamamlanmasının yolu gösterilmiş, eksikliğin tamamlanmaması halinde ise dilekçenin mahkemece reddolunacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre maddenin … 3. fıkrasında; tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesinde, “açık kimlik ve adresi ile zarara uğranılan işlemin ve zararın nitelik ve niceliğinin” bulunması ve bunlara ilişkin belgelerin de dilekçeye eklenmesi zorunlu kılınmıştır. Maddenin 4. fıkrasında ise, dilekçedeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkemenin, “eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğinin” davacıya bildireceği ve süresi içinde eksiği tamamlanmayan dilekçenin, mahkemece itiraz yolu açık olmak üzere reddolunacağı açık ve net bir şekilde belirtilmiş, bu aşamada dilekçedeki eksikliklerin mahkemece resen yapılacak araştırma ile giderilmesine olanak tanınmamış, bilgi ve belgeleri yetersiz olan ve verilen sürede eksiklikleri de tamamlanmayan dilekçelerin reddolunması hususunun takdire bağlı kılınmadığı emredici bir ifade ile hüküm altına alınmıştır. Aynı maddenin 5. ve devamı fıkralarında ise mahkemece yeterli kabul edilen dilekçe üzerine yapılacak işlemler sıralanmıştır. Maddede yer alan düzenlemeden de anlaşılacağı üzere yasa koyucu tarafından maddi ve manevi tazminat istemleri açısından farklı koşullar öngörülmediğine göre maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin dilekçelerin yeterliliği konusunda aranan koşullarda ayrıma gidilmemesi ve birlikte değerlendirilmesi gerekir." Şeklindeki açıklamalar somut olay açısından nazara alındığında, davacının tazminat talebine ilişkin dilekçesinde, Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/31 Esas, 2022/108 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verilen dosyasında haksız şekilde gözaltı ve tutukluluk kararı verildiğini ve bu haksız gözaltı ve tutukluluk nedeni ile uğradığı mağduriyeti somut bir şekilde anlattığı, dilekçesine kimlik numarasını ve ilgili dosya bilgilerini yazdığı, dilekçesinde sosyal ve ekonomik durum araştırması talep ettiği, gözaltına alındığı tarihte ve halen iştigal ettiği uğraşı, mesleği ve gelir durumuna ilişkin bilgi ve belgelerin davacı tarafından tamamlanması gereken bir eksiklik olarak yerine getirilmesinin beklenmesinin hak arama hürriyetini kısıtlayacak ve hakkaniyete aykırı olacağından yerinde olmadığı, kaldı ki dilekçesinde sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmasını talep ettiği, davacının dilekçesinin 5271 sayılı Kanun’un 142/3. maddesindeki asgari koşulları sağladığının kabulü ile mahkemesince gerekli görüldüğü takdirde, başkaca ihtiyaç duyulan bilgi ve belgeler var ise aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca, istemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat miktarının saptanmasında her türlü araştırmayı yapabileceği veya hâkimlerinden birine yaptırabileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İskendurun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2023 tarihli ve 2023/504 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.