Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/5524 E. , 2025/8098 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/194 E. 2024/334 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/5524 E. , 2025/8098 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/194 E. 2024/334 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Haymana Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarih, 2015/62 Esas, 2015/155 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanun'un 74/2, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanun'un 74/2, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17/05/2022 tarih, 2021/1780 Esas, 2022/3753 Karar sayılı ilamı ile ; "1- Mahalli Cumhuriyet savcısının, sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle, CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 2-Mahalli Cumhuriyet savcısının ve sanık ...’ın, sanık ...’in mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde ise; Olay günü ... ve ... isimli şahısların kaçak kazı yaptığı yönündeki ihbar üzerine kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, ...’in kazı çukurunun 3 m batı istikametinde çömelerek gizlenmiş vaziyette, ...’in de kazı çukurunun 10 m batı istikametinde taşlık alanda yatarak gizlenmiş vaziyette yakalandığı, olay yerinde kazı yarar aletlerin ele geçirildiği, kazı çukurunun ilk bölümünün 1,5 x2,5 m genişliğinde, 3,5 m derinliğinde olup, 1,5 x1,5 m genişliğinde 5 m uzunluğunda yüzeye paralel şekilde ve 1,5 x 1,5 m genişliğinde 5 m uzunluğunda dikey olarak devam ettiği hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla, Dava konusu yerde bağımsız arkeolog bilirkişi refakatinde keşif yapılarak, sanık tarafından kazı yapıldığı iddia olunan alanın sit alanı ya da korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen taşınmazın koruma alanı içerisinde kalıp kalmadığı veya 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamındaki yerlerden olup olmadığının, ayrıca dava konusu yerde mevcut olan kazının sanık tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, yapılmadığının tespiti halinde sanığın icrai hareketinin bulunup bulunmadığı ve eylemin kazı yapmaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığı hususlarının tereddütsüz şekilde tespiti ile, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmeyerek, hatalı nitelendirme ile izinsiz define araştırma suçunu işlediğinden bahisle 2863 sayılı Kanunun 74/2. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamı üzerine Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazı hakkında Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2022 tarih, 2022/692 Değişik iş nolu kararı ile itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 4. Haymana Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2024 tarih, 2022/194 Esas, 2024/334 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. Maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 01.09.2025 tarih, 2025/61142 sayılı ve düşme görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, kararın bozulması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, olay günü Haymana İlçe Jandarma Komutanlığını gelen ... mahallesine girmeden 200-300 mesafede kaçak kazı yapıldığına ilişkin bir ihbar üzerine aynı gün saat 23:30 civarında kazı yapılan alana intikal edildiği, ihbar alanı üzerinde yapılan arama tarama neticesinde kaçak kazı yapılmış üstü tahta ile kapatılmış çukurun ve çukurun 3 metre ötesinde gizlenmek için çömelmiş sanık ...’ın bulunduğunun tespit edildiği, aramalara devam edildiğinde çukurun 10 m yakınında bulunan taşlık alanda uzanarak gizlenmek isteyen sanık ...’ın görüldüğü, aramaya devam edildiğinde çukurun etrafında jenaratör, benzin bidonu, bosch marka hilti ve birçok kazı aleti bulunduğu görüldüğü, sanıkların arazinin sanık ...'ın amcasının oğlu ...'e ait olduğunu, kazı yapıldığını duydukları için bakmaya gittiklerini, kendilerinin kazı eylemi ile bir alakalarının olmadığını beyan ettikleri, alınan bilirkişi raporuna göre yapılan kazının izinsiz kaçak yapıldığı, kazı alanının alanı ve çevresinde yapılan incelemelerde 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamına giren herhangi bir taşınır veya taşınmaz kültür varlığına ve tabiat varlığına rastlanmadığı, arşiv araştırmasında da sit alanı kaydına rastlanmadığı, bu haliyle bozma ilanı yönünden yapılan değerlendirmede alanda herhangi bir kültür varlığı yada sit alanı olmadığı tespit edilmekle, sanıkların yanlarında olay yeri inceleme tutanağında da geçen jenaratör, benzin bidonu, hilti ve birçok kazı aleti bulunduğu gözetildiğinde, jandarmanın gelişiyle taşların arasına saklanarak kazı aletlerinin üzerini kapatmaya çalışmaları ve olay saatinin gece oluşu gözetildiğinde, sanıkların icrai hareketlerinin gerçekleştiği ve 1,5x2,5 m genişliğinde, 3,5 m derinliğinde olup, 1,5 x1,5 m genişliğinde 5 m uzunluğunda yüzeye paralel şekilde ve 1,5 x 1,5 m genişliğinde 5 m uzunluğunda dikey olarak çukurun alanının da geniş olduğu gözetildiğinde, eylemin teşebbüs sınırlarını da aştığına kanaat edilmekle, sanıkların gece vakti kazı yerinde bulunmalarının hayatın normal akışına aykırı olduğuna kanaat edilerek bozma ilamı da gözetilerek sanıkların mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR ... vekilinin, 22.06.2020 havale tarihli dilekçe ile davaya katılma talebinde bulunduğu halde, adı geçen kurumun katılan olarak kabulüne yönelik bir karar verilmediği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.11.2006 tarihli, 2006/2-249-247 sayılı, 15.07.2008 tarihli, 2008/9-95-195 sayılı ve 19.10.2010 tarihli, 2010/9-149-105 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, Kültür ve Turizm Bakanlığının suçtan zarar görmesi ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 237 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, açılan davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen 31.03.2015 tarihli mahkumiyet hükmünden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı 19.11.2024 tarihli mahkumiyet hükmünden önce 31.03.2023 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,20/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.