Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/6044 E. , 2026/1226 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/419 E., 2025/109 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/6044 E. , 2026/1226 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/419 E., 2025/109 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu, Temyize konu İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, arama, el koyma ve adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle 15.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine, 200,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile davacının maddi tazminat talebinin reddine, 09.08.2016 - 10.08.2016 tarihleri arasında toplam 1 gün gözaltında kaldığı süre için 200,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz istemin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın eksik incelemeye dayalı olduğuna, taleplerin karşılanmadığına, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususların yerine getirilmediğine, maddi tazminata da hükmedilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, davanın tamamen kabulü yönünde karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/189 Esas, 2018/91 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı, 09.08.2016 - 10.08.2016 tarihleri arasında toplam 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 23.02.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, Dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği temyiz kesinlik sınırının 40.000,00 TL olduğu; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 09.08.2016 - 10.08.2016 tarihleri arasında toplam 1 gün gözaltında kalan davacı lehine İlk Derece Mahkemesince 200,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi nedeniyle, kabul edilen toplam 200,00 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a bendinde yer verilen temyiz sınırı ve kabul edilen toplam tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel Mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Bozma ilamına uyulduğunda Mahkemece bozma gereklerinin yerine getirilerek karar verilmesi zorunludur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 5271 sayılı Kanun'un 141/1-j bendinde; "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,(...)" kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı ve davacının tazminat isteminin el konulan eşyaların zamanında geri verilmemesine ilişkin olduğu anlaşılmakla; davacıya ait eşyalara 10.08.2016 tarihinde el konulduğu, bahse konu eşyaların 11.01.2023 tarihinde sahibine iadesine karar verildiği ancak somut uyuşmazlıkta bozma ilâmında, el konulan eşyaların iade edilip edilmediği, edilmiş ise ne zaman teslim edildiğinin dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden tespit edilemediği, bu itibarla eşyaların iade edilip edilmediği ve edilmemiş olması halinde net zarar belirlenerek, 5271 sayılı CMK'nın 141/1-j maddesindeki "zamanında geri verilmeme" koşulunun oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması suretiyle hüküm kurulması gerektiği belirtilmesine rağmen Mahkemece bozma ilâmının gereğinin yerine getirilmemesi, 2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1 maddesi uyarınca Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.