Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/6925 E. , 2026/1501 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/845 E., 2025/1251 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen b
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/6925 E. , 2026/1501 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/845 E., 2025/1251 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu, Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 163.000 TL maddi ve 6.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 46.588,06 TL maddi tazminatın ve 216.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasındaki maddi tazminat miktarının "45.857,30 TL"ye indirilmesi, manevi tazminat miktarının "450.000,00 TL" ye yükseltilmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davacının 25.03.2008 - 10.03.2014 tarihleri arasında toplam 2176 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı süreler için 45.857,30 TL maddi tazminatın ve 1.500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın eksik incelemeye dayalı olduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, davanın tamamen kabulü yönünde karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, davanın reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş miktarda olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/16 Esas, 2019/293 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak, açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etme ve silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından yargılandığı, 25.03.2008 - 10.03.2014 tarihleri arasında toplam 2176 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 04.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede Sulh Ceza Hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince, Bölge Adliye Mahkemesince kısmen kabul edilmesi, davacının toplam 6.163.000,00 TL tazminat talebinde bulunması ve bu miktara göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca "48.000,00 TL" tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken İlk derece mahkemesi için 8.200,00 TL, Bölge Adliye Mahkemesi için 16.000,00 TL olacak şekilde iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği, hüküm fıkrasının vekalet ücretinin belirlendiği ikinci fıkrasında bulunan "13.500,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "48.000,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.