Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/7035 E. , 2025/8398 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3043 E., 2025/30 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliy
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/7035 E. , 2025/8398 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3043 E., 2025/30 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. Maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılanlar vekilinin temyiz isteminin, ''eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna ve ceza miktarının orantılılık ilkesine aykırı şekilde az şekilde hükmedildiğine'', sanık müdafiinin temyiz isteminin ''lehe hükümlerin ve takdiri indirim hükümlerin uygulanması gerektiği ile ceza miktarının orantılılık ilkesine aykırı şekilde fazla şekilde hükmedildiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2023 tarihli ve 2023/1 19... /564 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin ve katılanalar vekilinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2024/4 80... /792 Karar sayılı kararı ile ''tüm sürücü belgelerinin alınmasının, sanığın tutuklulukta kaldığı sürenin cezadan mahsup edilmemesinin ve vekalet ücretinin katılanlara eşit olarak verilmesi hususunun belirtilmemesinin hukuka uygun olmadığına, ceza miktarının orantılılık ilkesine aykırı şekilde az şekilde hükmedildiğinden” bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-4 90... /197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2024/4 80... /792 Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine verilen İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/2 35... /412 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Taksirle öldürme suçunda, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece hükmünü, CMK 280/1-(e)-(f) bentlerinde sınırlı sayılan bozma nedenleri arasında yer almayan gerekçelerle (sürücü belgesi, mahsup, vekalet ücreti, ceza miktarı) dosya üzerinden bozmuş, ilk derece mahkemesi bu bozmaya uyarak yeniden hüküm kurmuştur.
Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemeleri yalnızca CMK 280/1-(e)-(f)'de sınırlı sayılan hallerde duruşma açmadan bozma verebilir; bunun dışındaki hukuka aykırılıklar duruşma açılarak (280/1-g, 280/2) giderilmelidir. Kanuni dayanağı olmayan bozma ve buna dayalı ilk derece kararı, CGK ve AYM kararları uyarınca hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl olup mahkemeye erişim hakkını ihlal eder ve hükümsüzdür.
Uygulama Sonucu: Bozma (kanuni dayanağı olmayan istinaf bozması nedeniyle)
Dava Strateji Notu: İstinaf dairesinin dosya üzerinden yaptığı bozma, CMK 280/1-(e)-(f) dışındaki bir sebebe dayanıyorsa, AYM ve CGK içtihadıyla mahkemeye erişim hakkı ihlali ve hükümsüzlük iddiasında bulunun; bu usul aykırılığı esasa girmeden bozma sağlar.