İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/7077 Karar: 2026/4039 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/7077 K.2026/4039

12. Ceza Dairesi 2025/7077 E. , 2026/4039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1823 E., 2021/2120 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafi

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/7077 E. , 2026/4039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1823 E., 2021/2120 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafi

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/7077 E. , 2026/4039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1823 E., 2021/2120 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2015/979 Esas, 2016/493 Karar sayılı kararının 10.06.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 02.06.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 52/2-4 ve 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddeleri uyarınca 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2021 tarihli ve 2020/1823 Esas, 2021/2120 Karar sayılı kararının itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanunun 309/1. maddesi uyarınca, 27.10.2025 gün ve 94660652-105-07-30830-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126428 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126428 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1-Sanık hakkında temel ceza belirlenirken hapis cezası tercih edilmesine rağmen, 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesi uygulanırken adli para cezasına hükmedilerek 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesinin uygulandığının hüküm fıkrasında gösterilmemesinde, 2-Sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine rağmen, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşıldığından söz edilerek kısa karar ve gerekçe arasında çelişkiye yol açılmasında, 3-Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24/01/2024 tarihli ve 2023/4894 esas, 2024/363 karar sayılı ilâmı ile de belirtildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, anılan Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, yasal zorunluluk hali de bulunmadığı halde denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek önceki hükümde değişiklik yapmak suretiyle açıklanması geri bırakılan hükümle birlikte ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulayarak hükümlü hakkında verilen cezada 1/4 oranında indirim yapılarak cezalandırılmasına hükmedilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.İhbarnamedeki (1) Numaralı İstem Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.12.2010 tarihli ve 2010/4-210 esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Kanun yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak 5271 sayılı CMK'nın 3 09... . maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ve esasa etkili usul yanılgılarının toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini sağlamaktır. Kanun yararına bozma yoluna istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle bu kanun yolu dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu olmayıp; ancak gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu gerek olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır. Her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu da değildir.Tüm bu nedenlerle somut kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK'nın 3 09... . maddelerinde düzenlenen amaca uygun hukuka aykırılık niteliğinde bulunmaması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.İhbarnamedeki (2) Numaralı İstem Yönünden 19.04.2021 tarihli gerekçeli kararın gerekçe kısmında temel ceza miktarının belirlenmesi bakımından "takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak" ibarelerine yer verilmesine rağmen hüküm kısmında sanık hakkında alt sınırdan temel cezanın belirlenmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 3.İhbarnamedeki (3) Numaralı İstem Yönünden 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması gerekmekte ise de hükmün açıklanması sırasında yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanmasının önünde kanuni bir engel bulunmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251/1. maddesinde yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve / veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanmasında Kanun'a aykırılık görülmemiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR A. İhbarnamedeki (1) ve (3) Numaralı İstemler Yönünden Kanun yaranına bozma talebine dayanılarak düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteminin REDDİNE, B. İhbarnamedeki (2) Numaralı İstem Yönünden 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2021 tarihli ve 2020/1823 Esas, 2021/2120 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla