İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/7858 Karar: 2026/3505 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/7858 K.2026/3505

12. Ceza Dairesi 2025/7858 E. , 2026/3505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/275 E., 2025/487 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce ver

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/7858 E. , 2026/3505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/275 E., 2025/487 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce ver

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/7858 E. , 2026/3505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/275 E., 2025/487 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 11.09.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki davacı vekilinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve elkoyma nedeniyle 2.518,24 TL maddi tazminatın harcama tarihinden, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile 400,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, manevi tazminat miktarının "700,00 TL"ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizce; "(...)Davacı vekilinin dava dilekçesinde davacının ikametinde arama yapıldığını, 2 adet cep telefonu, 2 adet dizüstü ve 2 adet masaüstü bilgisayar, 1 adet fotoğraf makinesi ve 7 adet hardiskine el konulduğunu, el konulan eşyaların zamanında iade edilmediğini, el konulan eşyaların yerine ikamelerinin alındığını, maddi zararı olduğunu belirterek, zararına ilişkin faturalar da sunmak suretiyle tazminat talebinde bulunduğu ancak mahkemece davacının belirtilen koruma tedbirleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadan yalnızca gözaltı koruma tedbiri yönünden inceleme ve araştırma yapılarak hüküm kurulduğu anlaşılmakla; arama ve el koyma tedbirine ilişkin tüm tutanakların denetime elverişli olacak şekilde aslının ya da onaylı örneğin dosya içerisine alınması, el konulan eşyaların ve iade edilip edilmediği, iade edilmiş ise ne zaman iade edildiğinin, davacının eşyalarına el konulması nedeniyle uğradığı zarar olup olmadığı net olarak belirlenerek tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının karar yerinde gerekçeli tartışılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme, araştırma ve değerlendirme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,(...)" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davacının maddi tazminat talebinin reddine, 22.09.2016 - 26.09.2016 tarihleri arasında toplam 4 gün gözaltında kaldığı süreler için 700,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, maddi tazminata da hükmedilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesine, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/10972 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan 22.09.2016 - 26.09.2016 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kaldığı yapılan soruşturma sonucunda Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2018 tarihli ve 2018/1092 Soruşturma, 2018/7064 Karar nolu kararı ile davacı hakkında atılı suçtan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 09.07.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının ikametinde yapılan arama sonucunda el konulan eşyaların 28.06.2018 tarihinde iade edilmiş olduğu, davacının maddi zararı olduğunu belirterek zararına ilişkin faturalar ile ilgili olarak fiş ve evrakların kime ait olduğu, ödemenin kim tarafından yapıldığının yazılı olmadığının belirtilmiş olması karşısında davacının eşyalarına el konulması nedeniyle adına düzenlenmiş belge bulunmadığından bu hali ile davacının bu yönde her hangi bir zararının olmadığı anlaşılmakla maddi tazminat koşullarının oluşmadığı, manevi tazminat yönünden kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 11.09.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz kesinlik sınırının 3.560,00 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 700,00 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile kabul edilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, maddi tazminat şartlarının oluşmadığının, manevi tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2025 tarihli ve 2025/275 Esas, 2025/487 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla