İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2026/1102 Karar: 2026/2198 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2026/1102 K.2026/2198

12. Ceza Dairesi 2026/1102 E. , 2026/2198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/529 E., 2025/4692 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme KARAR : Temyiz isteminin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2026/1102 E. , 2026/2198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/529 E., 2025/4692 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme KARAR : Temyiz isteminin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2026/1102 E. , 2026/2198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/529 E., 2025/4692 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme KARAR : Temyiz isteminin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararının Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, Bölge Adliye Mahkemelerinin ilk derece mahkemeleri tarafından kurulan hükümlerin bozulmasına karar verebileceği hallerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı, bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemelerinin Kanun'da sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda ilk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca hükümsüz olacağı cihetle; sanık hakkında " sahte belge düzenlemek" suçundan kurulan hükmün temyize tabi olduğu anlaşıldığından, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 31.12.2025 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre sayılı İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2018/413 Esas, 2022/26 Karar sayılı kararı ile verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/2389 Esas, 2022/3454 Karar sayılı kararı ile "Sanıkların alınan savunmalarının denetlenmesi amacıyla ve suçların unsurları ile maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için; yetkilisi oldukları mükelllefiyete ait tarh dosyası aslı bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünden getirtirilip içerisinde başka bir kimseye verilen vekaletname bulunup bulunmadığı araştırılması, sanıkların savunmasında adı geçen ...ve... isimli kişilerin duruşmaya celbi sağlanarak CMK 48. Madde gereğince tanıklıktan çekilme hakkı da hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenilmesi, faturaları basan matbaa sahibi, varsa kiraya verenin ve şirket muhasebecisinin dinlenerek sanıkları tanıyıp tanımadıkları, yönetici olarak kiminle muhatap oldukları hususlarının ilgilisine göre sorulması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması” şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bu nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 23.12.2025 tarihli ve 2025/529 Esas, 2025/4692 Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine verilen İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2024 tarihli ve 2022/740 Esas, 2024/691 karar kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla