İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2026/705 Karar: 2026/3486 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2026/705 K.2026/3486

12. Ceza Dairesi 2026/705 E. , 2026/3486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/7417 Değişik iş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine ilişkin merci kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞ

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2026/705 E. , 2026/3486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/7417 Değişik iş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine ilişkin merci kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞ

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2026/705 E. , 2026/3486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/7417 Değişik iş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine ilişkin merci kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle yaralama suçundan yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.07.2024 tarihli ve 2024/169557 Soruşturma, 2024/99750 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın, İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.12.2024 tarihli ve 2024/7417 Değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere reddedildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.12.2025 tarihli ve 94660652-105-24-13953-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2026 tarihli ve KYB-2026/959 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2026 tarihli ve KYB-2026/959 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 09.01.2024 tarihli ve 2023/6554 esas, 2024/55 karar sayılı ilâmında yer alan, '...Dosya kapsamına göre; somut incelemeye konu dosyada kaza tespit tutanağı haricinde bir raporun tanzim edilmediği gibi şüphelinin alınan ifadesinde, kazanın meydana geldiği yere gelmeden önceki viraja yavaş girdiğini, tam o sırada gözüne güneş vurması nedeniyle bir şey göremediğini ancak aracıyla bir şeye çarpma sesini duyduğunu belirtmesi karşısında, soruşturma kapsamında maddi olayın ve kusur durumunun şüpheye yer bırakmayacak biçimde belirlenmesini sağlamak amacıyla keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırılması ve gerekiyorsa Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındıktan sonra delillerin etraflıca araştırılıp sonucuna göre tarafların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür...' şeklindeki açıklamalar karşısında, kaza tespit tutanağı mevcut ise de, kaza tespit tutanağının yanında ayrıca trafik bilirkişisinden tarafların kusur durumuna ilişkin bir rapor alınması gerektiği, yalnızca kaza tespit tutanağına itibar edilerek bir karar verilmesi durumunda ise etkin ve tam incelemeye dayalı bir soruşturmadan söz edilemeyeceği nazara alındığında, Somut olayda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde, kaza tespit tutanağına göre şüphelinin kusurunun bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, soruşturma kapsamında şüphelinin kusur durumunun tespiti hususunda, kaza tespit tutanağı haricinde bir rapor tanzim edilmediği anlaşılmakla, öncelikle tarafların kusur durumlarının açık bir şekilde belirlenmesini sağlamak amacıyla bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra sonucuna göre tarafların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Olay tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki motosikletin ön kısımları ile sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki otomobilin sol arka çamurluk kısmına çarpması neticesinde, sürücü ...'ın yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazası bakımından yapılan soruşturma evresi sonunda, taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.07.2024 tarihli ve 2024/169557 Soruşturma, 2024/99750 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikâyetçi vekili tarafından yapılan itiraz, İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.12.2024 tarihli ve 2024/7417 Değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere reddedilmiştir. 2.5271 sayılı CMK'nın 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı CMK'nın kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar dikkate alındığında, Dosya kapsamına göre, 14.05.2024 tarihinde, saat 15.20 sıralarında şikâyetçi ...'ın, sevk ve idaresindeki motosiklet ile bölünmüş, iki şeritli, azami hız limitinin 30 km/s olduğu meskun mahal sınırları içerisindeki yolda seyri sırasında, beyanına göre yol kenarında park halinde olan sürücü ...'nin otomobilini sollamak üzere iken, sürücü ...'nin aniden şeridine girmesi nedeniyle motosikletin ön kısımları ile sürücü ...'nin aracının sol arka çamurluk kısmına çarpması neticesinde, şikâyetçi ...'ın 4. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan kazada, kaza tespit tutanağına göre; sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesi gereği kural ihlalinin bulunduğunun belirtildiği, somut incelemeye konu dosyada kaza tespit tutanağı haricinde bir raporun tanzim edilmediği gibi şikâyetçinin alınan ifadesinde, kaza tespit tutanağının şüpheli sürücünün beyanına göre hazırlandığı, şüpheli sürücünün park halindeki aracı ile sinyal vermeksizin aniden yola girdiği şeklindeki beyanı karşısında, soruşturma kapsamında maddi olayın ve kusur durumunun şüpheye yer bırakmayacak biçimde belirlenmesini sağlamak amacıyla bilirkişi raporu aldırılması ve gerekirse Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındıktan sonra delillerin etraflıca araştırılıp sonucuna göre tarafların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.12.2024 tarihli ve 2024/7417 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla