Karar Özeti
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/11631 E. , 2013/14061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, tehdit HÜKÜM : Beraat, düşme Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, ta
Karar Detayı
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/11631 E. , 2013/14061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, tehdit HÜKÜM : Beraat, düşme Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatı konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek;mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Tehdit,bir kimsenin başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına,vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir.Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir.Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez.Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır.Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır. Katılanlar ile sanıkların aynı apartmanın alt ve üst katlarında komşu olarak oturdukları, sanık ...'in, evinin balkonundan çiceklerini sularken katılanların oturduğu balkona su akıtmak sureti ile balkonda bulunan eşyalara zarar verdiği bu nedenle sanıklar ile katılanlar arasında gerginliklerin yaşandığı, sanık ...'nın, katılanların kendilerini belediyeye şikayet etmesine sinirlenerek katılan ...'nin çalıştığı işyerine giderek bu katılana hitaben "bu evden çıkacaksınız, sizi bu evde oturtmayacağım, koca bulamadın, enişten ile birlikte yatıyorsun" dediği, yine sanık ...'ın katılan ...'ın kayınpederini ev telefonundan arayarak "senin oğlun gelininden ne çekiyor, haberin var mı?...'dan üç adam getirteceğim, bakkalın önünde onu soyup ne yaptıracağımı ben biliyorum" dediği daha sonra katılanı cep telefonundan arayarak "sizin gibi kürtleri bizim askerler doğuda öldürüyorlar, ... mağaralarından buraya gelip adam mı oldunuz? ben ... partisindenim, yakında sizlerden hiç bir tane bırakmayacağız, orospu, kaltak sana adam bulup seni sinkaf ettireceğim, kız kardeşini dağa kaçırtıp sinkaf ettireceğim, yüzüne kezzap dökeceğim, kara kızını merdivende görürsem bir tekme ile merdivenden aşağı atacağım, çocuğunu parkta görürsem yüzüne kezzap dökeceğim, ölmüş annenin mezarına gidip işeyeceğim, bu evi sana sattırıncaya kadar uğraşacağım" dediği yine sanık ...'nun, katılanların kendilerini şikayet etmesi üzerine katılan ...'a "ailem haklı, sizi bu siteye farklı lanse edeceğim, herkesi kışkırtacağım, bu şikayetlerden vazgeçmezseniz sonunuz kötü olur, bizimle başa çıkamazsınız" dediği bu şekilde sanıkların atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların üzerlerine atılı tehdit ve sanık ...'e atılı mala zarar verme suçlarının işlediğine dair cezalandırılabilmeleri için katılanların soyut iddialarından başka her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilmediğinden verilen beraat kararları ile sanıklar ... ve ...'ya atılı hakaret suçlarında ise 5237 sayılı TCK’nın 73/1 maddesi uyarınca 6 aylık şikayet hakkı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.