İçeriğe geç
AC
15. Ceza Dairesi Esas: 2013/9149 Karar: 2013/12301 Tarih: 2013

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/9149 K.2013/12301

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/9149 E. , 2013/12301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, tehdit HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1)Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde; Mala zarar verme suç

Karar Özeti

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/9149 E. , 2013/12301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, tehdit HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1)Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde; Mala zarar verme suç

Karar Detayı

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/9149 E. , 2013/12301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, tehdit HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1)Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; Aynı sokakta sınır komşusu evleri olan sanık ile katılan arasında iki taşınmazın sınırının nereden geçtiği hususunda anlaşmazlık bulunduğu, tarafların müteaddit defalar sınırlarını ölçtürdükleri ancak bir anlaşma sağlanamadığı, katılanın kendince belirlediği sınıra briket duvar örmesi üzerine sanığın 15/03/2010 tarihinde duvarı kaldırıp briketleri katılanın taşınmazının içerisine bıraktığı, taraflar arasında aynı anlaşmazlık nedeniyle ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinde devam eden el atmanın önlenmesi davasının 28/06/2010 tarihinde davacı sanık ... lehine sonuçlanarak kesinleştiği olayda, katılanın sınır tecavüzünde bulunduğunun yargı kararı ile de tespit edilmiş olması karşısında, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2) Sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen berat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde; Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır. Bahçe duvarı yıkılırken sanık ...'nun mahalle muhtarı ve kayınbiraderiyle kendi aralarında konuşurken katılanı öldüreceğinden bahsetmesi üzerine, katılanın annesi tanık ...'in bu sözleri duyarak durumu oğlu katılan ...'e anlatması şeklinde geliştiği iddia olunan olayda, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; mahalle muhtarı ve sanığın kayınbiraderinin olay yerinde bulunduğu anlaşılmakla, bahsi geçen şahısların tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulup sanığın tehdit içerikli sözleri söyleyip söylemediği hususu açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla