İçeriğe geç
AC
15. Ceza Dairesi Esas: 2014/15091 Karar: 2015/25395 Tarih: 2015

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/15091 K.2015/25395

15. Ceza Dairesi 2014/15091 E. , 2015/25395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, hakaret, kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yık

Karar Özeti

15. Ceza Dairesi 2014/15091 E. , 2015/25395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, hakaret, kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yık

Karar Detayı

15. Ceza Dairesi 2014/15091 E. , 2015/25395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, hakaret, kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır. Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Hakaret huzurda işlenebileceği gibi, gıyapta da işlenebilir. Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun yokluğunda en az ikiden fazla kişilerle ihtilat edilerek yani en az üç kişinin hakaret sözünü öğrenmiş olması kaydıyla hakaretin yapılması şarttır. Mağdur bu sayıya dâhil değildir. Mağdurun hazır olması halinde gıyapta hakaretten bahsedilemez. Kendileriyle ihtilat edilen kişilerin bir arada bulunmaları ve hakaret sözünü aynı anda öğrenmelerine gerek yoktur. İhtilat aktarma suretiyle gerçekleşmişse hakaret sözlerinin aynı yada benzer olması aranmalıdır. Fail, sözlerini ikiden fazla kişiye söylemekte yada daha çok kişinin duyabileceği bir yerde konuşmakta ve sözleri başkaları tarafından duyulabilmekte, failde bu durumun bilincinde ise ihtilat oluşmuştur. Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir. Sanıkların, aralarında husumet bulunan katılan ...'yı oturdukları bina önünde görmeleri üzerine sanık ...'un, katılan ...'ya hitaben "o. çocuğuna bak, bu mahkeme geriye alınacak, geriye alınmaz ise size rahat huzur vermem" demek suretiyle hakaret ve tehdit ettiği, sanık ...'ın da katılan hitaben "pis, şerefsizin oğlu" dediği, sanık ...un yerden aldığı taşı yaralamak kastıyla katılan ...'ya doğru attığı ancak taşın isabet etmemesi nedeniyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, katılan ...'nın kendi ikametine girerek saklanmasının ardından her iki sanığın, katılanların oturduğu binanın dış duvarına doğru yerden aldıkları taşları attıkları ancak olay yerinde yapılan görgü tespitte taş atılan duvarda her hangi bir zarar meydana gelmediğinin tespit edilmesi üzerine eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, ikameti içerisine giren katılan ...'nın sanıkların eylemlerini delillendirebilmek amacıyla kendisi tarafından kullanılan cep telefonu aracılığıyla ikametinin içerisinden dışarıda bulunan sanıkların görüntüsünü çektiği, bunun üzerine sanık ...un katılan ...'ya hitaben " şerefsiz çekme, o. çocuğu" demek suretiyle, diğer sanığın da "şerefsiz, p.ç" demek suretiyle hakaret ettikleri, oturmakta olduğu ikametin dış duvarına taş atılması ve oğlu olan katılan ...'nın korkmuş bir halde ikamete saklanması üzerine olaydan haberdar olan katılan...nin sanıkların eylemlerine engel olabilmek amacıyla tepki gösterdiği, sanık ...un katılan...ye hitaben "senin a.na koyacağım, sana bu evde rahat yok, huzur yok" demek suretiyle hakaret ve tehditte bulunduğu, bu suretle sanık ...un kasten yaralamaya teşebbüs, mala zarar verme, tehdit ve hakaret suçlarını, sanık ...'ın ise, mala zarar verme ve hakaret suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda, 1-Sanık ... hakkında katılan ...ya yönelik kasten yaralamaya teşebbüs ve tehdit suçlarından kurulan beraat kararları ile sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde, Sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmeyen savunmaları, olayı doğrulayan tanık beyanı bulunmaması ile tüm dosya kapsamına göre, sanıkların beraatine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2-Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar vermeye teşebbüs suçlarından kurulan beraat kararlarına yönelik temyiz incelemesinde, Sanıkların katılanlara ait eve taş attıklarının ve taş atarken bağırarak bir şeyler söylediklerinin CD çözüm tutanağı ile sabit olduğu anlaşılmakla, sanıkların üzerlerine atılı mala zarar vermeye teşebbüs suçundan mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla