İçeriğe geç
AC
15. Ceza Dairesi Esas: 2015/12390 Karar: 2015/29675 Tarih: 2015

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/12390 K.2015/29675

15. Ceza Dairesi 2015/12390 E. , 2015/29675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, yaralama, hakert, tehdit HÜKÜM : Düşme, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanık ... hakkında yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükü

Karar Özeti

15. Ceza Dairesi 2015/12390 E. , 2015/29675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, yaralama, hakert, tehdit HÜKÜM : Düşme, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanık ... hakkında yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükü

Karar Detayı

15. Ceza Dairesi 2015/12390 E. , 2015/29675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, yaralama, hakert, tehdit HÜKÜM : Düşme, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanık ... hakkında yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanık hakkında verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı yapılan itiraz üzerine, ... Ağır Ceza Mahkemesi’nin yaptığı inceleme sonucunda verdiği ret kararı ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2-Sanık ...'un, katılan sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Katılan sanık ...'a yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen sanığın kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı gözetilerek vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 3-Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi gereğince REDDİNE, 4-Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme; sanık ... hakkında yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok, etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır. Katılan sanık ...'ın mahkeme kararı gereğince velayeti babası sanık ...'da bulunan kızını görmek için katılan ... adına kayıtlı ancak kendisi tarafından kullanılan ... plakalı araç ile sanık ...'ın evine geldiği, burada sanığın annesi müşteki Necla ile aralarında tartışma çıktığı ve müştekiye tokatla vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, daha sonra olay yerinden ayrıldığı, kullanmış olduğu araç ile yanında kardeşi olduğu halde yolda seyir halindeyken yanlarına olayı öğrenen sanıkların geldiği, sanık...'ın, katılana hitaben "seni otobanda öldürüeceğim" dediği ayrıca tokat atmak suretiyle yaraladığı, yine sanıkların katılan Sevgi'ye ait araca tekme atmak suretiyle zarar verdikleri böylece atılı suçları işledikleri iddia olunan olayda; Suça konu aracın zilyetliğinin suç tarihinde katılan sanık ...'da olduğu ve katılan sanığın da araca zarar verme suçundan şikayet hakkı bulunduğu anlaşılmakla bu hususta tebliğnamede ki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanıkların, katılan sanık ...'ın, anneleri olan Necla'yı yaralamasını öğrenmeleri üzerine katılan sanık ...'nun yanına gelerek eylemlerini gerçekleştirdiklerinin belirlenmesi karşısında sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması, Kabule göre; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunu 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla