Karar Özeti
15. Ceza Dairesi 2015/4379 E. , 2015/23446 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, tehdit HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının z
Karar Detayı
15. Ceza Dairesi 2015/4379 E. , 2015/23446 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, tehdit HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır. Sanık ..., ... kuyumculuğun sahibi, diğer sanık ...'i ise aynı yerin müdürü ve kar ortağı olarak katılana ait kuyumcu firmasından 50.000 Dolar değerinde ürün talebinde bulundukları, katılanın, ürünün parası istediğinde üzerlerinde bu kadar paranın bulunmadığını, bedeli beş günlük çekle ödeyeceklerini beyan ettikleri, bir gün sonra geldiklerinde ise, ürünün paketlenmesini, bir gün sonra gelerek parayı ödeyeceğini ve ürünün emanet olarak kendi kasasında kalmasını teklif ettikleri, uygulamada sıklıkla başvurulan bir şey olduğu için katılan tarafça bunun kabul edildiği, bu şekilde ürünü alan sanıkların bir gün sonra ödemede bulunmadıkları, süre talebinde bulundukları, sanık ... da bu sanıklarla birlikte hareket ettiği, sürekli oyalama cihetine gittikleri ve ortadan kayboyldukları, katılan taraf parasını istediğinde ise sanıkların, bu iş oluruna bırakmazlarsa başlarına çeşitli sıkıntılar geleceğini ve katılanı öldüreceklerini söyleyerek tehditlerde bulundukları, böylece sanıkların hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık ve tehdit suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, Sanıkların, yöneticisi olduğu işyerinin ticaret faaliyeti kapsamında hareket ederek haksız menfaat temin ettikleri iddia edilmekle, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h maddesinde düzenlenen “Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.