Karar Özeti
15. Ceza Dairesi 2015/6000 E. , 2015/30222 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Silahla tehdit (değişen suç vasfına göre tehdit), mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde; Hükmolunan
Karar Detayı
15. Ceza Dairesi 2015/6000 E. , 2015/30222 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Silahla tehdit (değişen suç vasfına göre tehdit), mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi gereğince REDDİNE, 2-Tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde; Tehdit, bir kimsenin başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır. Katılanın oğlunun, sanığın yanında kalan kız yeğenini kaçırması nedeniyle sanığın durumu görüşmek üzere aynı gece katılanın evine gittiği, katılana yönelik olarak ve eline bıçak almak suretiyle “kızı teslim etmediğiniz takdirde sizi ortadan kaldıracağım, sizi bitireceğim, bir sürü adamı buraya yığarım” diyerek silahla tehdit suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçta herhangi bir şekilde silah kullanılmadığı da dikkate alınarak, TCK'nın 106/1. maddesi kapsamında tehdit suçunun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yargıtay Ceza Genel kurulu'nun 14/06/2011 tarih ve 2011/1-24 Esas, 2011/124 Karar sayılı kararına göre, failin haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ederek bir suç işlemesinin haksız tahrik olduğu, bu durumda failin suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında yarattığı karışıklığın sonucu olarak suç işlemeye yöneldiği, buna göre; sanığın, yanında kalan kız yeğeninin kaçırılmış olması nedeniyle katılanın evine gittiği, kızı kaçıran kişinin katılan olmadığı ve o sırada kaçıran kişinin de orada bulunmadığı, buna göre, katılanın, sanığa yönelik bir haksız hareketinin bulunmadığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 29.maddesi kapsamında, haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.