İçeriğe geç
AC
19. Ceza Dairesi Esas: 2015/34266 Karar: 2018/11474 Tarih: 2018

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/34266 K.2018/11474

19. Ceza Dairesi 2015/34266 E. , 2018/11474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : 2918 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi

Karar Özeti

19. Ceza Dairesi 2015/34266 E. , 2018/11474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : 2918 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi

Karar Detayı

19. Ceza Dairesi 2015/34266 E. , 2018/11474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : 2918 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Suç tarihinde müştekinin ... plakalı aracını ... Sokak üzerine park ettikten sonra sanığın müştekinin aracının ön ve arka kısmına başka araçlar park ederek müştekinin çıkmasını engellediği ve müştekiden 5 TL park ücreti vermesini isteyip, vermemesi durumunda araçları çekmeyeceğini söylediği, müştekinin polisi araması üzerine sanığın müştekiye hakaret edip "5 TL'yi vermezsen buradan çıkamazsın, arabanı yakarım, seni öldürürüm" dediği ve müştekiyi darp ettiği, müştekinin sanıktan şikayetçi olması üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13/06/2013 tarih, 2013/9703 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında 2918 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ayrı olarak basit yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından da kamu davası açıldığı, İzmir 1.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 05/02/2014 tarih, 2013/647 esas ve 2014/126 sayılı kararıyla sanığın eyleminin yağma suçuna teşebbüs olup olmadığının değerlendirilmesi görevinin Ağır Ceza Mahkemelerine ait olduğunu belirterek görevsizlik kararı verdiği, sanık hakkında İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/10/2014 tarih, 2014/115 esas, 2014/445 sayılı kararıyla 5237 sayılı TCK'nun 148/1, 35 maddeleri uyarınca yağmaya teşebbüs suçu ile aynı Kanun'un 125/1-4, 43/2 del. 43/1 maddeleri uyarınca hakaret suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet hükümleri kurulduğu, anılan dosyanın Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nde temyiz incelemesinde bulunduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 79/1-2. maddesinde; "Karayolu üzeri park yerindeki araçlar için park ücreti, yetki ve sorumluluk alanına göre park yerini tespite yetkili idarece veya bu idare tarafından işletme izni verilen gerçek veya tüzel kişilerce alınabilir. Bunlar dışında hiçbir gerçek veya tüzel kişi herhangi bir şekilde park ücreti alamaz. Erişme kontrollü karayolları(otoyol-ekspresyol) hariç olmak üzere büyükşehirlerde yetkili idareler, büyükşehir belediyeleridir. Birinci fıkra hükmüne aykırı olarak park ücreti alan veya almaya teşebbüs edenler, fiilleri daha ağır bir ceza gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenen izinsiz otoparkçılık yapmak suçunu işleyen kişilerin atılı suçtan cezalandırılabilmeleri için bu kişilerin fiilleri daha ağır bir ceza gerektiren bir suç oluşturmamakla birlikte park ücreti almaya yetkisi olmadan park ücreti almaları veya almaya teşebbüs etmeleri gerekmektedir. 5237 sayılı TCK'nun 148/1. maddesinde; "Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenen yağma suçu kapsamında somut olay değerlendirildiğinde ise; sanığın müştekiden yetkisi olmadığı halde otopark ücreti alabilmek için müştekinin aracına zarar vermekle ve müştekiyi öldürmekle tehdit edip müştekiyi tekme ve yumrukla darp ettiği ancak park ücreti vermeye zorlanan müştekiden park ücretini alamadan eylemini sonlandırdığının anlaşılması karşısında; 2918 sayılı Kanun'un 79/2. maddesinde tanımlanan izinsiz otoparkçılık suçunun oluşması için fiilin daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç oluşturmaması gerektiği belirtildiğinden ve sanığın eyleminin daha ağır cezayı gerektiren yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek muhakemeye devam edildiği anlaşıldığından, anılan İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/115 Esas sayılı dosyasının akıbeti beklenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturmayla yetinilerek yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre; 1- 5237 sayılı TCK'nun "Cezanın Belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde; "Hakim somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler." şeklindeki düzenleme ve 2918 sayılı Kanun'un 79/2. maddesi uyarınca somut olayda sanığın müştekiden otopark ücreti almak için gerçekleştirdiği eylemleri sonucu müştekiye zarar verdiği ve zor kullandığı dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastına dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak alt hadden uzaklaşılmak suretiyle temel ceza belirlenmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması, 2-5237 sayılı TCK'nun 61/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi nazara alınarak temel cezanın belirlenmesi gerekirken aynı Kanun'un 53/1-2. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesi, 3- Sanığa verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine karar verildiği dikkate alınarak sanığa verilen 5 gün adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nun 52/2. maddesi gereğince günlüğü sanığın ekonomik ve sosyal durumuna göre 20 TL'den hesaplanmak suretiyle 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken doğrudan verilen adli para cezası hakkında aynı Kanun'un 50/1-a. maddesi gereğince uygulama yapılması, 4- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi, 5- Sanık hakkında hapis ve adli para cezasına birlikte hükmedildiği dikkate alınarak yapılan incelemede, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerekirken, ayrım yapılmadan hükmolunan adli para cezası hakkında da tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla