Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/10950 E. , 2025/14666 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2674 E., 2020/699 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/10950 E. , 2025/14666 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2674 E., 2020/699 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekir. İncelenen dosyada sanığın yokluğunda verilen hükmün, sanığın duruşmada bildirdiği son adresine, doğrudan MERNİS adresi şerhi ile yapılmış olması nedeniyle 08.04.2020 tarihinde yapılan tebligatın geçersiz olduğu anlaşıldığından, sanığın öğrenme üzerine 31.12.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteminin süreden reddine ilişkin 06.01.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, 20.03.2020 tarihli hükmün yapılan incelemesinde; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.03.2020 tarihli ve 2019/2674 Esas, 2020/699 Karar sayılı kararında yalnızca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291. maddesinde belirtilen 15 günlük temyiz süresine ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli karar tebliğinin sanığa yapılması, süresi içerisinde hükmü gerekçeli olarak temyiz etmesi hâlinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek Tebliğname ile birlikte, temyiz isteminde bulunulmaması hâlinde ise mevcut hâliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmek kaydıyla, dava dosyasının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.