İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Ceza Dairesi

YARGITAY · 2. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/13117 K.2025/18791

Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde…

Esas2023/13117Karar2025/18791Tarih21 Ekim 2025Okuma6 dk · 1.199 kelime

KÜNYE

2. Ceza Dairesi 2023/13117 E., 2025/18791 K.

Karar tarihi
21 Ekim 2025
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2022/418 E., 2022/395 K
Suç
Hırsızlık
Hükümler
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname görüşü
Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Karar Detayı

1.199 kelime·6 dk okuma

Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü.

5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.

Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafinin temyiz isteminin, sanığa müdafii tayinin tüm deliller ikame edildikte sonra yapıldığına ve adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğine, kilitli sistemle korunan depo kapağının zorlama veya kırık olmaksızın nasıl açılacağı hususu aydınlatılmaksızın ve bu konudaki şüphe hali giderilmeksizin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi ile hüküm kurulmasının hukuken isabetsiz olduğuna, müvekkile iyi hâl indiriminin uygulanmasının kazanılmış hakkı ihlâl ettiğine ve gerekçesinin bulunmamasının hukuken isabetsiz olduğuna,

istinaf merci tarafından yazılan gerekçeli kararda, istinaf başvurularına ilişkin sebeplerin hiçbirinin tartışılmadığına ve mevcut kararın kurulduğuna; sanık ...'nun temyiz isteminin, kilit kırma fiili olmadığı hâlde 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi ile ağır ceza tayin edildiğine, eylemin aynı Kanun'un 141/1. maddesine uyduğuna, atılı suçu işlemediğine, araçtan parmak izinin çıkmasını açıkladığına; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, savunma hakkının ihlâl edildiğine, tutarlı ve ısrarlı beyanlarıyla müvekkil ilgili araçta parmak izinin çıkma nedeni olarak,

tanık A.İ.K'ın oğlu olan R.K. ile arkadaş olduğunu ve bir süre onunla kalması ve bu süreçte aracı kullanmış olması nedeniyle parmak izlerinin olduğunu ortaya çıktığına, yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine göre beraat kararı verilmesi gerektiğine, kilitli sistemle korunan depo kapağının zorlama veya kırık olmaksızın nasıl açılacağı hususu aydınlatılmaksızın nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulduğuna;

sanık ...'ın temyiz isteminin, dosyada kanıtların bir kısmına dayanılıp bir kısmının göz ardı edildiğine, parmak izinin çıkmasını açıkladığına, kamera görüntülerinin araştırılıp incelenmediğine, haksız şekilde ağır ceza verildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede.

5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2018 tarihli ve 2017/48 Esas ve 2018/334 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ... ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/485 Esas, 2020/588 Karar sayılı kararı ile “Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34,

2 30... /1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, müştekiyi Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, istinaf denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık ve net olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği anlaşılmakla, Tüm dosya kapsamından.

İlk derece mahkemesinde; sanık için hüküm kurulurken, hırsızlık eylemi adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık olarak nitelendirilerek TCK 142/1-e maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, aynı zamanda yine mahkemece mazot kapağının kırıldığı kabul edilerek mala zarar verme suçundan da TCK 151/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği,

O Yer Cumhuriyet Savcısınca sanıkların müştekinin aracına ait mazot deposunun kilidinin kırılması suretiyle gerçekleştirdikleri eylemleri sebebiyle sanıklar hakkında TCK'nın 142/2-h maddesinin uygulanması gerekirken, TCK'nın 142/1-e maddesinin uygulanması suretiyle eksik şekilde ceza tayin edilmesinden dolayı sanık aleyhine istinaf talebi bulunduğundan dosyada yapılan incelemede; polislerce tutulan 30/12/2016 tarihli araştırma tutanağında, kapakta herhangi bir zorlama ve kırık olmadığının tespit altına alındığı ve müştekinin de alınan beyanında;

dava konusu Tır'ın başına gittiğinde aracın mazot deposu kapağının açık olduğunu beyan ettiği, fakat müştekiden aracı olan Tır'ı park ettiğinde mazot deposunun kapağının kilitli durumda olup olmadığı ve Tır'ının başına geldiğinde mazot kapağında herhangi bir zarar oluşup oluşmadığı yönüyle açıkça beyanı alınmadığı, hırsızlık ve mala zarar verme suçları yönüyle bu husus tartışılıp değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması.

Kabule göre de. Sanık için hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 62 maddesinin uygulanmadığı, mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 62 maddesinin uygulanmış olduğu göz önünde tutulduğundan, aynı olayla ilgili sanık için farklı değerlendirmeler yapılarak çelişki yaratıldığı.

CD çözüm tutanağı ve 30/12/2016 tarihli araştırma tutanağına göre, sanıkların hırsızlık eylemini (saat 05.43, 05.47 de) gerçekleştirdikleri gözönünde tutulduğunda, Kocaeli Körfez ilçesi için güneşin doğuş saati uyaptan çıkartılan listede 07.16 olarak tespit edildiğinden, hırsızlık eyleminin gece vakti gerçekleştirildiği sabit olduğu halde sanıklar hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmiş olması gözönünde tutulduğunda CMK 289/1-i maddesine aykırı davranılması ” nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği,

ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “...bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği,

keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır.

Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur.

Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/485 Esas, 2020/588 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/147 Esas ve 2021/142 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede.

5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13117
Karar No
2025/18791
Tarih
21 Ekim 2025
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti

İlgili Rehberler

  • Forex Dolandırıcılığı Mağduru Ne Yapmalı?
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep
  • Dolandırıcılık / IBAN Makaleleri

İlgili Kararlar

  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/13039 K.2024/17966
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/12964 K.2024/15353
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/12961 K.2024/4341
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/12918 K.2024/4342
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/12851 K.2025/22845
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/12828 K.2024/7137

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.