İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/15361 Karar: 2025/18497 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/15361 K.2025/18497

2. Ceza Dairesi 2023/15361 E. , 2025/18497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/874 E., 2022/1513 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi taraf

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/15361 E. , 2025/18497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/874 E., 2022/1513 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi taraf

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/15361 E. , 2025/18497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/874 E., 2022/1513 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/598 Esas, 2019/559 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2019/4008 Esas, 2021/209 Karar sayılı kararı ile "...1-Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 14/10/20 20... /70 18... /10564 karar ve Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 05/06/20 18... /179 55... /8864 karar sayılı ilamları ve benzer birçok ilamdan anlaşılacağı üzere; Sanık ve hakkında ayrı soruşturma yürütülen SSÇ...'un, mağdurların oturdukları binanın giriş katındaki balkon altına yapılmış kapalı demir kafes içerisinden her iki mağdura ait bisikletleri çaldıklarının anlaşılması karşısında, suçun işlendiği yerin ortak kullanımlı yer olması ve sanığın çalmış olduğu bisikletlerin farklı kişilere ait olduğunu bildiğine dair dosyaya yansıyan bir bilgi olmaması karşısında tek suçtan cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken iki ayrı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi, 2-Sanık ve arkadaşının mağdurlara ait bisikletleri çaldıktan sonra yapılan ihbar üzerine polis ekiplerinin yakın çevrede yaptıkları araştırma sırasında çalınan bisikletlerle aynı nitelikte bisikletleri kullanan sanık ve arkadaşının yakalandığının anlaşılması karşısında; kolluk güçlerince hırsızlığa konu bisiklerlere el koyma ve mağdurlara teslimi kaçınılmaz olduğundan 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde öngörülen rızai iade koşulları oluşmadığı halde yazılı şekilde uygulanmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, " gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2019/4008 Esas, 2021/209 Karar sayılı kararı, bozma üzerine İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2021/314 Esas, 2022/243 sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, gerektiğinde duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla