Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/15552 E. , 2025/2880 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/211 E., 2021/2557 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verile
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/15552 E. , 2025/2880 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/211 E., 2021/2557 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin 29.03.2022 tarihli dilekçesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 2021/211 Esas, 2021/2557 Karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair karara karşı, yerel mahkemenin 5 yılın üzerinde cezaya hükmetmesine rağmen esastan red kararının kesin olduğunun belirtilmek sureti ile hukuka aykırı davranıldığından itiraz ve dilekçe ekindeki rapora göre ceza sorumluluğunun bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği yönündeki talebi ile ilgili olarak; sanığın Mustafakemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2020/239 Esas, 2020/353 Karar sayılı kararı ile hükmedilen 6 yıl hapis cezasına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesi sonrasında başvurunun esastan reddi ile kesinleştiği, Dairenin kararında kararın kesin mahiyette olduğunun açıklandığı, kararın kesin olduğu düşünüldüğünden sanığa tebliğ edilmediği, karar tarihinde sanığın müdafiinin bulunmadığı ve kararın bu hali ile yanıltıcı nitelikte olduğu anlaşılmakla, öğrenme üzerine sanık müdafiinin yaptığı temyizin süresinde olduğu değerlendirilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafinin temyiz isteminin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesinin uygulanabileceğine yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede; Sanık tarafından yargılama aşamasında hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin bir talebinin olmaması, dosya kapsamında bulunan 31.01.2019 tarihli raporda alkolü kötüye kullanma tanısı ile tanının yol açtığı durumların sanığın atılı suça ilişkin cezai ehliyetini etkilemeyeceği değerlendirilmekle, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir. Sanık hakkında atılı suçtan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve hukuka uygun olduğu kabul edildiğinden, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mustafakemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.