Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/16193 E. , 2024/6983 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü. Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK'nın 491/1-son ve 522.maddeleri uyarınca dava açıldığı, y
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/16193 E. , 2024/6983 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü. Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK'nın 491/1-son ve 522.maddeleri uyarınca dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Tekkeköy Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2010 tarihli ve 2007/219 Esas, 2010/610 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 23.09.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 25.02.2011 tarihinde kasıtlı bir suç işlediği, bu suçtan yargılanarak mahkûm olduğu, mahkûmiyet kararının kesinleşmesi ile, dosyasına ihbarda bulunulması üzerine Samsun 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2015 tarihli ve 2014/67 Esas, 2015/775 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verildiği, kararın, tebliğ tarihinde cezaevinde bulunan sanığa 17.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 26.12.2022 tarihinde bulunduğu cezaevinden gönderdiği dilekçe ile savunma hakkının kısıtlandığından bahisle kanun yararına bozma yoluna gidilmesi talebinde bulunduğu, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 06.04.2023 tarihli yazı cevabında, 07.09.2015 tarihli kararın sanığa tebliğ işleminin usulsüz olması sebebiyle kararın kesinleşmediği, kesinleşmemiş bulunan karara karşı hükümlünün 26.12.2022 tarihli kanun yararına bozma talepli dilekçesinin, öğrenme üzerine verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabulü ile kanun yararına bozma yoluna gidilmediği, Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli ek kararı ile anılan dilekçenin temyiz dilekçesi olarak kabulü ile infazın durdurulmasına karar verildiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre sanık bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 23.09.2010 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 25.02.2011 günü yeniden işlemeye başladığı ve olay tarihinde sanığın, şikâyetçiye ait iş yerine müşteri gibi girerek masanın çekmecesinden içinde para bulunan çantasını çalmaya teşebbüs etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin 765 sayılı Kanun'un 491/3, 522. maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b. maddesine uyduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7. ve 5252 sayılı Kanun'un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 765 sayılı TCK'nın 491/3, 522. maddelerindeki suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/3-4. maddelerine göre belirlenen dava zamanaşımından daha lehe olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen ve eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/3, 522. maddelerindeki suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4 ve 104/2.maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının, (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sebebiyle meydana gelen durma süresi de gözetildiğinde) suç tarihi olan 12.05.2003 ile hükmün açıklandığı 07.09.2015 tarihleri arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.