Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/17474 E. , 2023/7718 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/93 E., 2014/311 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/17474 E. , 2023/7718 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/93 E., 2014/311 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile ... kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanık ...'un yokluğunda verilen 05.06.2014 tarihli mahkûmiyet kararının sanığın doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan tebligatın ve bu doğrultuda yapılan 20.06.2014 tarihli tebliğ işleminin usûlsüz olduğu, yine katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören, davaya katılma hakkı bulunan şikâyetçi ...'in 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, şikâyetçiye gönderilen duruşma davetiyesi şikâyetçinin annesi olan ... ...'e tebliğ edilmiş ise de; doğrudan MERNİS adresine MERNİS şerhli olarak yapılan bu tebligatın usûlsüz olduğu ve usûlüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmeksizin yargılamaya devam edildiği, ayrıca yokluğunda verilen kararın, UYAP’ta ve fizikî dosyada yapılan araştırmalar neticesinde şikâyetçiye tebliğ edildiğine ilişkin hiçbir evraka rastlanmadığı anlaşılmakla, gerekçeli kararın tebliğ edildiğine ilişkin evrakın varsa dosyaya eklenmesi, aksi taktirde gerekçeli kararın usûlüne uygun olarak (öncelikle şikâyetçinin bilinen son adresine tebliğ yapılması, bu adrese tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilmesinin gerektiği, bu itibarla anılan kararın usûlüne uygun kesinleşmediği ve kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2014/93 Esas, 2014/311 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.