İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/20663 Karar: 2026/2654 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/20663 K.2026/2654

2. Ceza Dairesi 2023/20663 E. , 2026/2654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3880 E. 2022/3926 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/20663 E. , 2026/2654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3880 E. 2022/3926 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/20663 E. , 2026/2654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3880 E. 2022/3926 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin özetle "alt sınırdan neden uzaklaşıldığına dair herhangi bir gerekçe belirtilmediğine, şikâyetçi olunmamasına rağmen, her bir mağdur şikâyetçi olmuş gibi ceza verildiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanması gerekirken uygulanmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, ... ... 1. Çocuk Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2019/602 Esas, 2021/332 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.04.2022 tarihli ve 2022/114 Esas, 2022/1127 Karar sayılı kararı ile “birleştirme kararı verildikten sonra birleştirme kararı ile iddianamenin usûlünce suça sürüklenen çocuğa okunup Ceza Muhakemesi Kanunu Usul Hükümleri de gözetilerek isnat olunan bu suçtan dolayı savunması alınmadan hüküm tesis edildiğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden her bir mağdura karşı eylemin müstakil suç kabul edilmesi suretiyle fazla ceza tayin edildiğinden” bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, 1 No.lu bozma sebebinin hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle, İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.04.2022 tarihli ve 2022/114 Esas, 2022/1127 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... ... 1. Çocuk Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2022/325 Esas, 2022/546 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. İstinaf dairesi; birleştirme sonrası isnadın usulünce okunmadan savunma alınması ve her mağdura karşı eylemin ayrı suç kabul edilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerekçeleriyle duruşma açmaksızın bozma kararı vermiş, bunun üzerine yeniden hüküm kurulmuştur.

Hukuki İlke: Birleştirme kararı ve iddianame usulünce okunup savunma alınmadan hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup CMK 289/1-(h) kapsamındadır; ayrıca aynı suç işleme kararıyla birden çok mağdura karşı işlenen eylemde TCK 43/2 uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu tür aykırılıklar CMK 280/1-(e),(f) dışında dosya üzerinden bozmaya konu edilemez; giderilme yolu CMK 280/1-(g) uyarınca duruşmalı yeniden yargılamadır. Metinde ayrıca TCK 51 ve CMK 231. maddelerine değinilmiş, ilke bakımından YCGK 2024/6-490 E., 2025/197 K. ile AYM 2023/33667 sayılı kararlarına dayanılmıştır.

Uygulama Sonucu: Hükmün CMK 302/2 gereği bozulmasına; dosyanın CMK 304/2 uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Aynı suç kararıyla birden fazla mağdura yönelik hırsızlıkta zincirleme suç hükmü (TCK 43/2) sanık lehine ceza indirimi sağlayabileceğinden, her mağdura ayrı ceza verilmesine itiraz edilmelidir. Suça sürüklenen çocuk dosyalarında savunmanın usulüne uygun alınıp alınmadığı ayrıca titizlikle denetlenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla