İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Ceza Dairesi

YARGITAY · 2. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/22568 K.2025/24591

Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde…

Esas2023/22568Karar2025/24591Tarih29 Aralık 2025Okuma6 dk · 1.213 kelime

KÜNYE

2. Ceza Dairesi 2023/22568 E., 2025/24591 K.

Karar tarihi
29 Aralık 2025
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2022/4343 E., 2023/30 K
Suçlar
Hırsızlık, mala zarar verme
Hükümler
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname görüşü
Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Karar Detayı

1.213 kelime·6 dk okuma

Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.

Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.

Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, “gerekçe gösterilmeden karar verildiğine ve değer azlığı hükmünün uygulanması gerektiğine” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede.

5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/913 Esas, 2022/164 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2022/767 Esas,

2022/887 Karar sayılı kararı ile “1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 ve CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşıoy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır.

CMK'nın 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur.

Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır.

Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, sanığın lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, bu kapsamda sanığın, katılanın/mağdurun ve tanıkların beyanlarının somut olgularla bağlantılarının kurulması, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, varsa karara esas alınan lehe ve aleyhe bilirkişi raporlarının tartışılması, hangi gerekçeyle hangi delillere ve raporlara üstünlük tanınarak hükme esas alındığının ve hangi delillerin reddedildiğinin açık olarak gerekçeye yansıtılması,

ulaşılan kanıya göre sanığın fiillerinin sabit olup olmadığının belirlenmesi, sabit olan fiillerinin açıklanarak nitelendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay Daire kararları ile uluslararası mevzuat ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları birlikte değerlendirildiğinde bölge adliye mahkemelerinin istinaf kanun yolu incelemesine konu kararlara karşı yapılan başvuruları inceleyip karara bağlamaları için yöntemine uygun olarak verilmiş bir hükmün mevcut olması gerektiği, hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi,

ulusal hukuk açısından CMK’nın 289/1-g maddeleri uyarınca hukuka kesin aykırılık hallerinden birini oluşturacağı, gibi uluslararası hukuk uygulamaları ve Anayasamızın 90/5. maddesindeki emredici kural uyarınca uyulması zorunlu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu sözleşmeyi yorumlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uyarınca adil yargılanma hakkının bir görünümü olan hakkaniyete uygun incelenme hakkını da ihlal edecektir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6. maddesinin ihlali şeklinde verilen kararın hüküm niteliği taşımadığı, Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanun'un "Ceza dairelerinin görevleri" başlıklı 37. maddesinde Ceza Dairelerinin görevlerine ilişkin düzenlemesi de dikkate alındığında istinaf kanun yolu incelemesine konu bir hükmün bulunmadığı,

kararda sanılara yüklenen suçlarından eylemlerinin ne olduğuna ilişkin hiç bir gerekçe bulunmaması nedeni ile kanun yolu denetimi imkanının olmadığı anlaşılmakla, istinaf kanun yolu incelemesine konu edilebilecek bir hükmün olmaması ve verilen kararın hiç bir gerekçe içermemesi nedeni ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6. maddesine aykırı davranılması,

2-TCK'nın 42/2-h maddesinde düzenlenen suçun ''herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında" işlenmesi halinde oluşacağından; dosya içinde suçun işlendiği yere ilişkin her hangi bir görgü tespit tutanağı veya olay yeri inceleme raporunun bulunmaması, müştekinin kolluk beyanında bisikleti oğlunun kullandığını ve sonrasında binanın önündeki bisiklet yerine zincirle kilitlediğini beyan etmesi,

mahkemenin suçun işleniş şekline yönelik bir kabulününde bulunmaması nedeniyle, bisikletin kilit altındayken mi yoksa bina veya eklentilerinden mi çalındığının, zincirinin kırılarak mı açıldığının yada zincirin kilidine zarar verilmeden mi açıldığının yahut zincirinde bisikletle birlikte mi çalındığının anlaşılamaması karşısında;

bisikletin çalındığı yerin bina veya eklentisi niteliğinde bir yer olup olamadığının tespiti ile bisikleti kullandıktan sonra zincirle kilitleyen müştekinin oğlunun dinlenilerek sonucuna göre hırsızlık suçunun vasıflandırılması ile mala zarar verme suçunun oluşup olmadığının tespiti gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ve 25/08/2021 olan suç tarihinin 27/08/2021 olarak yazılmasından” bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği,

Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,

nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği,

keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır.

Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur.

Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2022/767 Esas, 2022/887 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/260 Esas, 2022/785 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede.

5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/22568
Karar No
2025/24591
Tarih
29 Aralık 2025
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti

İlgili Rehberler

  • Forex Dolandırıcılığı Mağduru Ne Yapmalı?
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep
  • Dolandırıcılık / IBAN Makaleleri

İlgili Kararlar

  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/22559 K.2025/24590
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/22526 K.2025/22977
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/22503 K.2025/22980
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/22498 K.2025/23000
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/22482 K.2025/22248
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/22481 K.2024/16263

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.