İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/22977 Karar: 2025/23673 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/22977 K.2025/23673

2. Ceza Dairesi 2023/22977 E. , 2025/23673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4849 E. 2023/769 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I)Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 22.02.202

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/22977 E. , 2025/23673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4849 E. 2023/769 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I)Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 22.02.202

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/22977 E. , 2025/23673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4849 E. 2023/769 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I)Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli 2022/4849 Esas, 2023/769 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek hırsızlık suçundan verilen karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II)Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafinin temyiz isteminin, sanık ile mağdur arasında olay tarihinde husumet bulunduğu, sürekli tartışmalar yaşadıklarının dosya kapsamında mağdurun kolluk ve mahkemedeki beyanlarıyla da sabit olduğu, bunun yanında mağdurun aşamalardaki beyanlarında çelişkiler bulunduğu, sanığın hem soruşturma hem de kovuşturma evresinde ısrarlı ve istikrarlı olarak suçun oluşmadığını ifade ettiği, mağdurun da ifade ettiği üzere mağdur ile beraber yaşadıkları, bu telefonun kendisine mağdur tarafından hediye olarak verildiği, sanığın hiçbir aşamada ikrarda bulunmadığı, ısrarlı ve istikrarlı olarak soruşturma evresinin başından gelinen aşamaya değin aynı şekilde savunmada bulunduğu, mağdurun soyut beyanlarını destekleyen hiçbir delilin bulunmadığı bu durumda “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin tatbikinin gerektiği, sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.20 21... /725 E. 2021/716 K. sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli 2021/1837 E. 2022/1226 K. sayılı kararı ile “Sanığın savunmasının, 28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca müdafi huzurunda alınması gerektiği halde savunmasının müdafisiz alındığı” sebebiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “ bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli 2021/1837 Esas, 2022/1226 Karar Sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesi 27.09.20 22... /889 Esas, 2022/1256 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla