İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/23750 Karar: 2026/3914 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/23750 K.2026/3914

2. Ceza Dairesi 2023/23750 E. , 2026/3914 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/90 E., 2023/403 K. SUÇ: Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/23750 E. , 2026/3914 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/90 E., 2023/403 K. SUÇ: Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/23750 E. , 2026/3914 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/90 E., 2023/403 K. SUÇ: Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''mahkemenin sanığın cezalandırması yoluna giderken olayın hangi suçla irtibatlandırılması gerektiği hususunda yanılgıya düştüğüne, güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna, sanığın yüksek ceza aldığına, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine, ayrıca sanığın cezalandırılması yoluna gidilirken yüksek hadden ceza verildiğine, bu durumun eşitlik ilkesine aykırılık taşıdığına, sanığın iddia edilen suç eşyalarının değerinin azlığı ve olayın gerçekleşme halleri dikkate alınarak alt hadden cezalandırılmasının gerektiğine,'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanmış ve müdafii huzurunda savunması alınmış ise de, müdafiin hazır bulunmadığı duruşmada mahkûmiyete karar verilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(e) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet kurulmuş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sanığa zorunlu müdafi atanıp savunması müdafi huzurunda alınmış olmakla birlikte, mahkûmiyet kararı müdafinin hazır bulunmadığı duruşmada verilmiştir.

Hukuki İlke: TCK 142/2-h ve 143 uyarınca (6545 sayılı Kanun'un 62. maddesiyle değişik TCK 142 kapsamında) alt sınırı beş yılı aşan suçlarda CMK 150/3 gereği atanan zorunlu müdafinin, karar oturumu dâhil tüm oturumlarda hazır bulunması şarttır; müdafinin yokluğunda mahkûmiyet kurulması CMK 188/1 ve 289/1-e'ye aykırı olup savunma hakkını kısıtlar. Karar YCGK'nın 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararına ve CMK 302/2 ile 304/2-a maddelerine dayanmaktadır.

Uygulama Sonucu: Hükmün CMK 302/2 uyarınca değişik gerekçeyle bozulmasına; dosyanın CMK 304/2-a uyarınca ilgili Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Zorunlu müdafinin yalnızca sorguda değil, hüküm oturumu dâhil bütün celselerde hazır bulunması gerektiği; müdafinin bulunmadığı oturumda hüküm kurulmasının mutlak bozma nedeni olduğu savunmada net biçimde vurgulanmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla