Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/23911 E. , 2026/3177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/127 E., 2023/1197 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemes
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/23911 E. , 2026/3177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/127 E., 2023/1197 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, cezanın azaltılmasını gerektiren nitelikli hallerin uygulanmadığına, suçun işlenişi üzerinde birlikte hakimiyet kurulmadığına, müşterek fail olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2020/603 Esas, 2021/610 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/2310 Esas, 2021/2713 Karar sayılı kararı ile "Sanıklara iddianame tebliği için müzekkere yazılmış ise de ceza evi idaresince "05/11/2020 tarih ve 2020/603 sayılı yazının" tebliğ edildiği, iddianamenin sanıklara tebliğ edildiğine ilişkin bir ibarenin bulunmadığı ve bu hale göre sanıklara iddianame tebliğ edilmeden sorgularının yapıldığının anlaşılması karşısında, iddianamenin tebliği ile sorgu arasında en az bir hafta süre bulunması gerektiği yönündeki CMK 176/4. maddesine uyulmadığı gibi duruşmaya ara verilmesini isteme hakları olduğunun da hatırlatılmaması suretiyle CMK 176/4 ve 190/2. maddelerine uyulmaması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması ve bu surette yapılan sorgunun hükme esas alınması,Kabule göre de;1-Sanıkların haksız surette ellerinde bulundurdukları anahtarı kullanarak katılanın evinde hırsızlık yaptıklarının iddia ve kabul edilmiş olmasına rağmen sanıkların TCK'nın 142/2-d-h maddesi uyarınca ve birden fazla bendi ihlal etmiş olması ile suça konu eşyaların değerine nazaran alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini,2- Dosya kapsamına ve oluşa göre sanık ...'nin, diğer sanıklarla yaptıkları iş bölümü gereği diğerlerinin eve girip katılana ait eşyaları çaldıkları sırada gözcülük yapmak suretiyle, diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek eyleme katıldığı gözetilmeksizin, sanık ...'nin atılı konut dokunulmazlığını ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ile bağdaşmayan gerekçe beraat kararı verilmesi,3-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l.fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,4-Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden; sanık ...'ın katılanın evinden yedek anahtarı aldıktan bir gün sonra bu anahtarı kullanarak katılanın evine girip diğer sanıklarla birlikte hırsızlık suçunu işlediklerinin kabul edilmiş olmasına karşın eylemlerin işleniş şekli, kısa sayılabilecek zaman aralığı ile müsnet suçların işlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi hükmüne göre bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi nedeniyle sanık ... hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, " nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/2310 Esas, 2021/2713 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/36 Esas, 2022/826 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.